insan ironik bir varlık.. paradokslar abidesi.. birçok konuda tam olarak yaptığımız ya da söylediğimizin tam tersi şeyler vardır içimizde. mesela insan "onsuz yapamam" dediği şeylerin bağımlısıdır. kaybetmemek uğruna kendin olmaktan vazgeçtiğin her şey senin özüne zara verir. kendin olarak hayatına aldığın şeylerse seni zenginleştirir. insan vazgeçebildiği kadar zengindir.
bazen kötü bir davranış sadece kötü bir davranıştır ve sana zarar vermiştir. ama aşırı empatik ve iyimsersen her davranışın içinde arka planda o kötü davranışı haklı çıkaracak bir sebep, bir mazeret bulursun. sanki o insanların psikoloğu gibisindir; sana fiziksel şiddet uygular, sen bunu onun çocuklukta yaşadığı travmalara bağlarsın ve onun için üzülürsün. evet, bu davranışı belki de hakikaten çocukluktaki travmalarından kaynaklanıyordur ama böyle bir sebep sana kötü davranmasını asla haklı çıkarmaz. özellikle narsistik özellikteki insanlar, karşı tarafa kötü davranmasını elinde olmayan sebeplere, çocukluk travmalarına bağlayabilir. sen de bu sebeple bir gün her şeyin düzeleceğini ümit ederek bu duruma sabredersin ve kurban sen olmana rağmen karşı tarafı teskin etmeye çalışırsın. bazı insanların sana kötü davranması ve bunu süreklilik haline getirmesi kötüdür. hiçbir sebep bunu haklı çıkarmaz. unutma! sen onların terapisti değilsin; arkadaşı, eşi veya sevgilisisin.
unutma, hiçbir insan kusursuz ve siyah beyaz değildir. hiçbir insan kurtarıcın değildir ancak sen kendinin kurtarıcısı olabilirsin. her iyinin içinde kötü, her kötünün içinde de iyi barınır. ama biz insanları idealleştirdikçe bu tip zehirli insanlara en büyük yakıtı veririz. ve sonrasında bize istedikleri gibi davranabilirler ama biz kendimizde itiraz etme gücünü bulamayız. bu bir bataklıkta olmak gibidir; seni içine alır ve çıkamazsın.