Sema YAĞCI

Aradığım bu ülkede de yok Taşlar hâtıra yazılamayacak kadar Fazla kararmış
Reklam
"Giydiklerin öyle ölümsüz büzülmüş ki Seni bir bardakta kaynayan Âbıhayat sandım elim uzandığı yerde kaldı"
Aragon’un söylediği gözler senin gözlerindir Sen her an bitmeyen bir pikniktesin Bütün Roma sütunları dikilmiştir senin için Emperyal Kahvesi Akman yapıldı seni anmak için Meydandaki anıt bile sen yanından geçtikçe alımlı albenili Bir bakışta bulurum büyük halk tablosunda seni Hıçkırıklarım çarpar her gün gök aynasına Kendimi kaptırıyorum eski rüya oyunlarına İnsanlar parça parça geçiyorlar yollardan Sarhoş katil namuslu adam Ben bir köprü parmaklığına bağlı bekliyorum Bir piknik dönüşü gelip bu köprüden geçersin diye bekliyorum
Sen tabiatın içinde tabiatla birlikte fakat tabiatüstüsün Karla örtülü yüksek çamlar gibi ancak uçakla gözlenebilirsin Sen Leonardo Da Vinçi’nin ya Van Gogh’un kalemiyle çizilebilirsin.
Annemin bana öğrettiği ilk kelime Allah, şahdamarımdan yakın bana benim içimde...
Reklam