İnsanlar taş gibi bana yabancı
Ağaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarda
Bir tanbur bir yalnızlığı anlatıyorsa
O ışıksız pencereden
Ben onu duymuyor gibiyim
Bir ağaç ölüyorsa kapınızın önünde
Ben onu bile duymuyor gibiyim
|E. Bayazıt
yıldızlar damlıyordu parmak uçlarından kısa kirpiklerine ne kızlar asılı elektrik çıtırtısı yok gibi saçlarından yüzünde görünmez bir şiir yazılı
bir türlü anlaşılamadı nedeni nasılı belki bir çağrışım işlenmemiş suçlarından gülümsemesi bile ne kadar acılı sanki gözyaşları dudaklarından
bu dünyaya ait her yanlışa meraklı yanılgılar üretiyor uzlaşmazlığından kendini çok dağıtmış herkesten alacaklı uykuları kilitli koyu baş ağrısından
yalnızlığa saklanması kaçıp dünyalılardan çünkü duygusallığı onlardan farklı soluğu tıkanıyor o lazer tabancasından soğuk bir intihar ki hani içinde saklı
|Atilla İlhan
Seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum...
NHR