Ne yapmış olabilirdi ki? İnternette alışveriş hesabı açmak mı? Eczaneden birkaç kez ilaçlarını almak mı?
Küçük şeylerin önemini asla göz ardı etmemeliyiz, demişti Bayan Elm. Bunu aklından çıkarma.
Bu hayattaki her şey doğruydu ama oraya hak ederek gelmemişti. Senaryoya filmin ortasında girmişti.
Kütüphanedeki kitabı seçen oydu ama doğruyu söylemek gerekirse, kitabın sahibi o değildi. Kendi hayatını bir camın ardından izler gibiydi. Artık kendini bir sahtekar gibi hissetmeye başlamıştı. Bunun kendi hayatı olmasını istiyordu. Gerçek hayatı olmasını istiyordu.
Ama değildi ve keşke bu gerçeği unutabilseydi. Unutabilmeyi çok isterdi.
Yine de derinlerde bir yerde yakında her şeyin biteceğini hissediyordu. Bu hayat kusursuz olsa da, doğruluğun içinde bir yanlışlık olduğunu seziyordu. Doğruluğun ta kendisi olduğu için düzeltilemeyecek bir yanlışlıktı bu.