Jacopo Belbo

Nora bir şeyi anlamaya başlamıştı. Hugo'nun Svalbard' d aki o mut­fakta tam olarak anlatamadığı bir şeyi. Bir hayatı deneyimlemeye devam etmek için o hayattan her yönüyle hoşlanmak gerekmiyordu. Hoşlanacağınız bir hayatın mutlaka olduğu fi krinden vazgeçmemek yeterliydi. Aynı şekilde, bir hayattan hoşlanmanız o hayatta kalma­nızı da gerektirmiyordu. Ancak daha iyisini hayal edemediğiniz bir hayatta sonsuza kadar kalabilirdiniz ama buna rağmen, denediği her hayat hayal gücünü biraz daha genişlettiği için, deneyimlenen hayatların sayısı arttıkça daha iyisini hayal edebilmenin kolaylaşması da tam bir çelişkiydi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
'Burayı seviyorum;' dedi Dylan, kalabalık, cafcaflı, kırmızı-sarı dekorlara bakarak. Dylan'ın sevmediği ya da sevemeyeceği bir yer var mıydı acaba? Çernobil yakınındaki bir çayırda oturup oradaki güzel manzaraya da hayran hayran bakacak bir tipe benziyordu.
Hayattaki kurallardan biri de buydu -düşük maaşlı servis personeline bilerek kaba davranan birine asla güven­me-
"Kimdi o?" diye sordu Dylan. "Hah, başka bir hayattan tanıdığım biri işte:'
"Ahlakın temelinde merhamet yatar:' demişti filozof Arthur Schopenhauer iyi bir gününde. Belki hayatın temeli de buydu.