1000Kitap Logosu

Belirsizlik

Tayfun Turan
bir alıntı ekledi.
Ortaçağ Avrupası ektedir:
1500'lerde Avrupa'yı sarmış olan belirsizlik, kargaşa ve çalkantı ortamında, yerleşik düzeni sürdürmenin bütün bildik araçları iflas et­miş durumdaydı. Din reformcuları Katolik inancını sarsıyor, Protes­tan tarikatları Papa'nın otoritesinden, tespih çekme gibi en sıradan pratiklere kadar her şeyi sorguluyor; taşbaskı resimler ise, bu kuşku ve saldırıları, her yana en sıradan insanın bile anlayacağı biçimde ya­yıyordu. Almanya, Fransa ve İskoçya'da prensler arasındaki dinsel görünümlü iktidar kavgaları, bir prensin iktidardan düşüp yerini he­men bir yenisinin almasına, buna bağlı olarak da bir inancın yerine bir diğerinin geçmesine yol açıyor ve sonuçta tüm prenslere ve inançlara karşı kuşku duyulmasına varıyordu. Ekonomi alanında, yerel pazarların ve ticaretin yerini adım adım hanedanların koruma­sı altındaki büyük ticaret merkezlerinin ve tekellerin alması, kentler­deki eski egemen kesimin dayanağı olan ekonomik zemini yok et­mekteydi. Tamam
☀Siltân.
bir alıntı ekledi.
Düşman devletler Osmanlı Devleti'ne maddi ve manevi bakımdan saldımışlar yok etmeye ve paylaşmaya karar vermişler. Padişah ve halife olan kişi hayatını ve rahatını kurtarmaktan başka bir şey düşünmüyordu. Hükümetin durumu da ayni idi. Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan millet, karanlık ve belirsizlik içinde, olacakları bekliyordu. Ordu, adı var. kendi yok bir durumda idi.
5
Emre
bir alıntı ekledi.
Ülkemin üstündeki bu alacakaranlık, Bu belirsizlik, bu umarsızlık, bu korku biterse eğer Halkım bu ufkun nereye uzanacağını bilirse bir gün Şiirler yazarım o zaman, saf ve belki de Oyun olsun diye boş, anlamsız ... Niye böyle gecikiyor o gün? Niye her yerde bir naftalin kokusu? Neyi saklayabiliriz ki yarına? Tek görebildiğim, uçsuz bucaksız bir alacakaranlık Herkes maskeler taşıyor koyunlarında Nerede hangi maskenin - ve niçin, Ne amaçla kullanılacağını biliyor. Dokunsam bir adamın koluna dostça Neden bir madeni ses çıkıyor ondan?
3
zephyr
Rüya'yı inceledi.
64 syf.
·
19 günde
·
10/10 puan
İvan Turgenyev denildiğinde hemen akla Babalar ve Oğullar gelir ama benim için pek de öyle olmadı. Artık bu ismi duyduğumda bu güzelim kitap gelecek aklıma ve İvan beyin kitaplarına bu kitabı ile başladığım için çok mutluyum. Babalar ve Oğulları daha okumadım sıradaki kitabım o olacak ama eminim ki Rüya kitabı ilk göz ağrım olacak. Kitaptan bahsetmem gerekirse, öncelikle ilk öykü yani “Şçigrovsklu Hamlet” bana insan ne kadar kültürlü ne kadar entel (“günümüz tabiriyle”) vb. olsa da insanın kendine saygısı olmazsa kimseye kendini saydırtmıyor. Öyküden derinlemesine bahsetmeyeceğim. İkinci öykü ise bana Rus edebiyatını ne kadar sevdiğimi anlamama sebep oldu. Gogol’un Burun ve Palto’sundan sonra tartışmasız en güzel öyküydü “Rüya” okurken gerildim de sinirlendim de korktum da ve sondaki belirsizlik aynen rüyadan uyanmışa dönmeme sebep oldu. Mitsizim türünü sevenler öneriyorum. Saygılar…
Rüya
Okuyacaklarıma Ekle