Yağmur Ayyıldız

"I know I have the body of a week and feeble woman, but i have the heart and stomach of a king and of a king of England too - and take foul scorn that Parma or any prince of Europe should dare to invade the borders of my realm. To the which rather than any dishonor shall grow by me, I myself will venter my royal blood; I myself will be general, judge and rewarder of your virtue in the field. I know that already for tour forwardness you have deserved rewards and crowns, and I assure you in the word of a prince you shall not fail of them.
Sayfa 50·Kitabı okudu
İngiliz Edebiyatı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
I. Elizabeth'e ait konuşmaların, mektupların, şiirlerin ve duaların derlendiği Elizabeth I: Collected Works'de yer alan farklı şekilleriyle verilen konuşmaların en dikkat çekici özelliği kararlı, otoriter bir ses ve bu sesin ortaya koyduğu açık keskin ifadelerdir. Heisch'e göre, I. Elizabeth kadın olmanın politik bir dezavantaj olduğunun farkındaydı ve bu nedenle konuşmalarında hükümdarlığını meşru kılmak için herkesçe bilinen bir gerçeği, Tanrı'nın onun durumunda bir istisna yaptığı görüşünü ortaya koymaktaydı. Özellikle I. Elizabeth'in hükümdarlığının ilk yıllarındaki konuşmaların neredeyse ortak özelliği Kraliçe'nin tanrı tarafında bu makama yükseltilmiş olması ve Tanrı'dan aldığı güçle, halkına olan sevgisiyle hüküm sürmeye kararlı kraliçe imgesidir.
Sayfa 38·Kitabı okudu
İngiliz Edebiyatı
" Video " kelimesinin duyduklarıyla değil de gördükleriyle sessiz bir yargıya ulaşabilmeyi, kendisine verilen tavsiyelerden çok gözlemleriyle hareket edebilmeyi, " Taceao" kelimesinin ise çağa hakim görüşe göre kadına yaraşır bir şekilde sessiz kalmayı ifade ettiğini düşünen Crane bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu düsturun I. Elizabeth'in otorite iddası ve otoriteden feragat etmesi arasındaki hassas dengeyi ortaya koyduğunu düşünür. Bu hassas dengenin I. Elizabeth tarafından hükümdarlığı boyunca stratejik bir manevra olarak kullanıldığını düşünen Crane, Kraliçe'nin kimi zaman sessiz kalmayı seçerken, almış olduğu hümanist eğitim sonucu otoriter bir şekilde fikir beyan etme, tavsiyede bulunma sanatını ortaya koyduğuna, gerektiğinde de bu düsturun aksine sessizliğini bozarak erkeklerin dünyasında eşsiz bir güce sahip olduğuna inanır.
Sayfa 35·Kitabı okudu
İngiliz Edebiyatı
Üç yaşında annesi idam edilen, babası tarafından önce tahtın varisi, ardından gayri meşru, ardından tekrar tahtın varisi ilan edilen, üvey kız kardeşi I. Mary'nin hükümdarlığında suçlanarak hapsedilen, tüm zorluklara ve tehditlere rağmen tahta çıkan ve o tahtta kırk dört yılı aşkın süre hüküm süren, kadın hükümdarlığının sorgulandığı, eleştirildiği, ardından savunulduğu bir dönemde halkı tarafında mite dönüştürülecek kadar sevilen ve bir kült haline gelen Kraliçe I. Elizabeth'in toplumsal portresi, bu tarihsel zemin üzerinde yükselmektedir.
Sayfa 34·Kitabı okudu
İngiliz Edebiyatı