Yağmur Ayyıldız

John Ball 'ın devrimci vaazlarından
Adem toprağı belleyip, Havva yün eğirirken, Bey kimdi efendi kim?
Sayfa 238·Kitabı okudu
1000Kitap
More'un Utopia'sında değer bakımından her insan eşittir. Oysa Platon'un Devlet'inde 'seçkin yurttaşlar' ve 'seçkin olmayan yurttaşlar' vardır. Seçkin olmak ya da olmamamak, bir insanın yeteneklerine göre ölçülmez. Soylu bir babanın oğlu doğuştan soylu sayıldığı gibi, seçkin bir yurttaşın oğlu da doğuştan seçkin sayılır; daha bebekken bile belirli ayrıcalıklardan yararlanır: "Bir kurul en seçkin yurttaşların çocuklarını bir yuvaya yerleştirir, onları şehrin belli bir semtinde oturacak bakıcı kadınlara emanet eder. Seçkin olmayan yurttaşların ve daha başkalarının doğuştan bir eksikliği olan çocuklarına da gözden uzak, uygun bir yerde bakılır "
Sayfa 197·Kitabı okudu
1000Kitap
..."başkalarına ettiğimiz iyiliği, kendimize niçin etmeliyim? Tabiata aykırı gitmek değil midir bu?
Sayfa 190·Kitabı okudu
1000Kitap
Karl Kautsky'ye göre, Thomas More, bilim ve sanatı seçkin bir zümrenin tekelinden kurtarıp, tüm halkın ortak malı yapmakla, çağımız sosyalizminin en önemli amaçlarından birini gerçekleştirmiştir. Çünkü sosyalizm yoksul emekçi kitlelerin işsiz kalmaması, iyi koşullar altında, doya doya yemesi içmesi, rahat bir evde oturması, hastayken bakılması, geleceğe güven duyması değildir sadece. Ömürleri boyunca bir zindana kapatılırcasına kültür yoksulluğuna mahkum olanlara, bilimin, sanatın, edebiyatın, müziğin kapılarının açılması da sosyalizmin başlıca amaçlarından biridir. Ve açlıktan ölen, soğukta titreyen, hastane kapılarında can veren bir insanın yazgısı ne denli acıysa ; doğanın güzelliğinden, düşünceden, şiirden, müzikten haz duyamayan bir insanın yazgısı da o denli acıdır.
Sayfa 181·Kitabı okudu
1000Kitap
Gerçekten de ikinci bölümde göreceğimiz gibi, More'un Utopıa'sındaki durum, o sırada Avrupa devletlerinde görülen durumun tam karşıtıdır: Avrupa'da zorbaca saltanat süren kralların baskısı varken, Utopia'da kralsız bir özgürlük vardır; Avrupa'da yıkıcı bir kargaşa varken, Utopia'da kusursuz bir düzen vardır; Avrupa'da vicdan özgürlüğü yokken, Utopia'da dinsel açıdan hoşgörü vardır; Avrupalılar para kazanmayı ve mal mülk edinmeyi düşünürken, Utopyalılar kafalarını bilgiyle donatmayı düşünürler; Avrupa'da eğitim üst sınıfın tekelindeyken, Utopia'da eğitim herkese açıktır; Avrupa'nın zenginleri ve çoğu kadınları aylak gezerken, Utopialıların kadımalrı da erkekleri de her gün belli bir süre çalışmak zorundadır ve en önemlisi, Avrupa'da küçük bir azınlık gereğinden fazla varlıklı ve büyük bir çoğunluk yoksulluk içindeyken, Utopia'da herkes ulusal servetten eşitçe yararlanmaktadir.
Sayfa 164·Kitabı okudu
1000Kitap