Belkin'in Kapak Resmi

Dostoyevski
şeytan uyuyakaldı bir gün. rüzgar sert esti. üç tüy düştü şeytandan. biri paraya yapıştı, diğeri mevkiye, öteki de ihtirasa. o günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı.

Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:53 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Basit hastalıklar evde tedavi edilirdi. Bilinen basit tedavi yöntemlerinin çoğu yanlıştı. Doktorların bütün itirazlarına rağmen yanıklara diş macunu sürülürdü. Bazıları sulandırılmış mısır unu, yoğurt sürer veya ortadan kesilmiş bir domatesi yanık yerin üstüne yapıştırırlardı. Eziklerde, kas zedelenmelerinde zeytin, çekirdeğiyle birlikte, soğan da eklenerek havanda dövülür, ezik yere konup üstüne bez bağlanırdı. Küçük çocuklar sağa sola başlarını çarptıklarında oluşan şişliklere ağızda çiğnenmiş ekmek içi konur, kesiklere tütün bastırılırdı. Düşüp dizini yaralayan çocukların yaraları, çocuğun çığlıkları arasında oksijenli suyla silinir, tentürdiyot veya kolonya sürülürdü. Çarpma sonucu oluşan morluklara taze et konur, sırt ağrılarını gidermek için sırta bardak çekilirdi. Bardak çekmek herkesin elinden gelen bir iş değildi. Bardağın içinde ispirtolu pamuk yakılıp sırta kapatılırdı. Bardaktaki oksijen bitince ispirtolu pamuk söner, sırtın derisi şişip bardağın içine adeta dolardı. Bir süre böyle durduktan sonra bardakların ucu hafifçe kaldırılır, içi hava dolan bardak deriden hemen ayrılırdı. Üşütmekten kaynaklanan inatçı öksürüklerde balla karabiber karıştırılır, sırta sürülür, üzerine bir havlu konduktan sonra hasta sıkıca giydirilirdi. Üşütmüş, ateşli hasta terletilirdi. Üzeri iyice örtülür, sıcak çay ve çorba içirilir, terleyince çamaşırları değiştirilirdi. O yıllarda soğuk algınlıklarında en sık kullanılan ilaç Viks’ti. Viks ağır mentollü bir tür kremdi. Şeffaf, griye çalan bir rengi vardı. Üşütmüş olan hastanın sırtına sürülür, hasta buram buram Viks kokardı. Eğer burun tıkanıklığı da söz konusuysa kaynamış suya bir çorba kaşığı Viks konur, buharı burundan iyice çekilirdi.

Terlemiş çocukların sırtına havlu ya da tülbent koymak akıllıca bir koruma yöntemiydi. Bazı anneler buna çok dikkat ederlerdi. Cereyanda kalındığı takdirde üşütüleceği ve terli terli su içilmeyeceği çocuklara öğretilirdi. Mide bulantısına nane-limon birebir gelirdi. Bir cezve suya bir çorba kaşığı kuru nane atılır, yarım limon sıkılır, bu karışım kaynayınca bardağa süzülüp içilirdi. Üşütmelerde ıhlamur kaynatılırdı. Ihlamur bazı evlerde sevilen bir içecekti. İçine kabuk tarçın, elma kabuğu, hatta tane karanfil katılarak kaynatılır, keskin aromalı ıhlamur çayı sevilirdi. Kabızlığa karşı sinameki kaynatılır, tadı hiç de iyi olmayan bu bitkinin suyu her sabah bir kahve fincanı içilirdi. İshal olan çocuğa pirinç lapası ve haşlanmış patates yedirilir, koyu, şekersiz çay içirilirdi. Zehirlenmeye neden olacağı gerekçesiyle balıkla birlikte yoğurt yenmez, ama her türlü zehirlenme durumunda sarmısaklı yoğurt yenirdi.

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Batı da bakılacak bir yön olarak, Cumhuriyet’in ilk yıllarından farklı bir biçimde hayata girmişti. Dönemin blucinli gençleri “Selamünhello” yu çok sevmişlerdi.

Çocuklar arasında “Merhaba/Sen eşşek ben araba/Eşşeğe yazık arabaya kazık” tekerlemesi sıkça söylenirdi. Bir çocuk diğerine biraz kinayeli bir ifade ile “Yok canııım!” dediğinde, diğeri hemen “Canın yoksa motor tak!” derdi. Birine anlaşılmayan bir cümle söylemek, karşı taraf söyleneni anlamayıp “Hı?” dediğinde “Zzzt Erenköy!” demek hâlâ modaydı. O yıllarda kötü esprinin modası çabuk geçmiyordu. Kızlar aşağılayıcı kalıpları çok seviyorlar, ama oğlanlar da kızlara bir türlü yaratıcı bir şekilde laf atamıyorlardı. Binlerce genç sokakta yürüyen güzel kızlara “Yavrum, baban şekerci mi?” diyordu. Kızlar da yanlışlıkla çarpınca “Pardon!” diyen oğlanlara “Pardon çıkalı eşekler çoğaldı!” demekten tuhaf bir zevk alıyorlardı.

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:45 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Pasaklı olmak bir kadın için en ağır hakaretlerden biriydi.

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:44 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Adam bir başka adamla konuşurken “tesadüfen” gördüğü karısının iffetinden derhal şüphe ederek sorgusuz sualsiz terk edebilir ya da ölümcül bir hastalığa yakalanan kadın, sevdiği adamı üzmemek için kendinden nefret ettirmek isteyebilir, karşısına geçip kahkaha atarak “Seni sevmiyorum işte, seninle gönül eğlendirdim, eğlendim anlıyor musun?” diyebilirdi.

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Türk halkı Bülent Ersoy ile tanıştı. “Kız yüzlü” bir oğlandı. Sesi güzeldi ve çok güzel “okuyor”du

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:40 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Orhan Gencebay tüm taksici ve sanayi çarşıları camiasının idolüydü. Çıraklar, kenar mahallelerde oturan evli kadınlar, genç kızlar, kuaför kalfaları, tuhafiyeciler hayata heyecanla, duyguyla katılan herkes, 90’lı yıllarda “best of” olarak çıkarılan ve adına Orhan Gencebay klasikleri denen şarkıların “hastası”ydılar. Bir Teselli Ver, Dertler Benim Olsun, Hatasız Kul Olmaz, Ben Doğarken Ölmüşüm, Batsın Bu Dünya, Bir Araya Gelemeyiz, Hor Görme Garibi ve diğerleri alanlarının aşılamayacak klasikleri oldular. Orhan Gencebay arabeski temsil kudretini tek başına elinde tutarken, Ferdi Tayfur ortaya çıktı. O da “Susadım çeşmeye varmaz olaydım/Elinden bir tas su içmez olaydım” ile kendi kitlesini yarattı. Böylece arabeskin zirvesine iki kral yerleşti, maiyet ikiye bölündü. Orhan-Ferdi çekişmesi uzun yıllar sürdü.

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nilüfer o yıllarda çok gençti. Masum bir görünüşü vardı. Doğal ve rahattı. Çok varlıklı, sanayici bir ailenin kızı olduğu söyleniyor, paradan çok kariyerine önem verdiği konuşuluyor ve takdir ediliyordu. Güçlü sesi hemen dikkati çekmiş, çabuk tanınmıştı. O da aranjman söylüyordu. “Atlıkarınca dönüyor, dönüyor/Dünya durmadan dönüyor, dönüyor/Yalnız dönmeyen bana sensin…”, “Boş vermişim, boş vermişim, boş vermişim dünyaya/Ağlamak istemiyorsan sen de boş ver dünyaya…” şeklinde sözleri olan şarkıları dillerden düşmedi

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir gecede şöhret olmanın iyi örneklerinden biri Sezen Aksu oldu. Çok dar bir kitle tarafından tanınan Sezen Aksu, ilk kez sanırım bir yılbaşı gecesi televizyona çıkmıştı. Ertesi gün bütün Türkiye tarafından tanınıyordu. Sallantılı küpeleri ve topuzu vardı. Saçları kâküllüydü. “Altın gümüş pırlanta/Zümrüt, sedef, yakutla/Kim mutlu olmuş dünyada?” şeklinde sözleri olan bir şarkı söyledi

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:34 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zeki Müren’in billur sesi, “Bakmıyor çeşmi siyah feryade…” derken büyükler içlenirler; aynı anda tülleri uçuşan odalarda gençler pikaplarına Füsun Önal’ın son kırkbeşliğini koyarlar, “Senden başka senden başka/Sevemem ben hiç kimseyi” şarkısını söyleyerek dans ederlerdi.

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:32 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Süleyman Demirel ve Karaoğlan Ecevit hemen her gece televizyona çıktılar. 80’lerin başında 12 Eylül’ün paşası Kenan Evren şehir şehir gezdi ve her gece “Sevgili Kayserili hemşehrilerim…” “Sevgili Niğdeliler, netekim biz…” diye başladığı konuşmaları televizyondan yayınlandı. Süleyman Demirel muhalefette kaldığı zamanlarda Ecevit’e “Hökümatın başı” demeyi tercih etti, Ecevit ise en büyük rakibinden hep “Sayın Demirel” diye söz ederek ün kazandı

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:27 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zengin ama görgüsüz bir aile parasının gücüyle eş dost sahibi olamaz, yoksul ama görgülü bir aile çevreden saygı, itibar görürdü.

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:27 · Kitabı okudu · Puan vermedi

haberlerin başlayacağını belli eden “dıt dıt dıııt” sesinden sonra anons duyulurdu: “Burası Türkiye radyoları. Haberleri veriyoruz. Önce özetler…”

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç
Belkin, bir alıntı ekledi.
18 Ağu 11:24 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kalemtıraşların birer “kalemyiyen” olduğuna inanan bazı babalar, çocuklarının kalemtıraş kullanmalarını yasaklar, kurşunkalemleri kalemtıraş görmüş mü diye her akşam kontrol ettikten sonra, jiletle veya keskin bir bıçakla kendileri yontarak açarlardı.

Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer TunçBir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Ayfer Tunç