Eğlenceli bir kitap, resimler ilgi çekici. Deniz kıyısında yaşayan hayvanlar hakkında eğlenceli biri ileri var. Ben en çok balıkçı yarasaya şaşırdım. Deniz papağanının adının Pafin olduğunu öğrendim.
Deniz KıyısıSimon Mendez · Tübitak Yayınları · 201312 okunma
Merhaba arkadaşlar ben bu kitabı pek beğenmedim çünkü benim okuduğum kitaplar gibi değildi ben genellikle maceracı ya da ülkemiz ile ilgili kitaplardan okurum fakat bu kitabı okurken hem eğlenmedim hem de bazı yerlerini pek anlayamadım cümleleri pek hoşuma da gitmedi zaten ama eğer komedi okuyan bir kişi bu kitabı okursa beğenebileceğini düşünüyorum ben komedi okumuyor değilim aslında komedi de okuyorum seviyorum da fakat bu kitap pek hoşuma gitmedi size iyi okumalar
Çok eğlenceli bir kitap. Resimler ise ayrı bir güzel. Bir babanın çocukları ile oynadığı zamanı anlatıyor. Sadece resimlere bakarak yeni hikayeler bile anlatılır. Ben kitabı çok sevdim.
Merhaba arkadaşlar ben Cumhuriyet’in ilk sabahı kitabını okuduğumda hem çok duygulandım hem de milletimizin ve ordumuzun ne zorluklarla savaşları kazandığını öğrendim bu kitap bana bir sürü öğütler verdi her yaştaki kişilerin okuyabileceği bir kitaptır özellikle tbmm’nin kuruluşunu okuduğumda gerçekten çok duygulandım yani bu kitap her zaman kitaplığımda bulundurabileceğim bir kitaptır
Merhaba kitap dostlarım! Sizlere, kitap okumayı sevmeyenlere sevdirecek ya da kitap okurken yavaşlama sürecine girenleri o süreçten çıkarmak için yardımcı olacak bir kitap ile geldim.
Yazarın kalemi ile bu kitap sayesinde tanışmış oldum. Sade, akıcı, merak uyandırıcı bir dili var. Daha ilk sayfalardan sizi hikayenin içine çekmeyi başarıyor.
Vidar zor zamanlardan geçerken tesadüfen eski yazlıklarının telefon numarasını buluyor. Numarayı arıyor ve telefon cevap veriyor. Ses, ölmüş babasının sesi.
Bu mümkün olabilir mi? Yetişkin olan sen, geçmişteki çocuk olan senle ile konuşabilir misin? Evet Vidar çocukluğu ile konuşmaya başlıyor.
Olay örgüsü bazılarına karışık gelmiş ve tekrara düşen yerlerinin olduğunu söyleyenler de var. Ama ben kitabı şu açıdan çok sevdim. İşlediği konu, verdiği mesaj bence hepimizin hayatının dönüm noktası olan, kritik dönemimiz olan “ çocukluğumuz”un, ileriki yaşamımızı nasıl etkileyeceğinin temelini atıyor. Çocukluğumuzda yaşadığımız en ufak travmatik bir olay dahi ileriki hayatımızın her noktasını çok farklı ve beklemediğimiz şekillerde etkileyebilir.
İşte Vidar da çocukluğunda yaşamış olduğu ama hatırlayamadığı hatta hatırlamak istemediği, bilinç arkasına attığı bir olayın etkilerini yaşıyor. Bununla yüzleşmesi gerekiyor.
Her sayfasında “merak” inanılmaz diri tutuluyor. Kitabı ben asla elimden bırakmak istemedim. Bırakmak zorunda olduğum anlarda da aklım hep kitapta idi. Ne oldu, ne olacak sürekli düşündüm.
Eleştireceğim tek nokta, sonucu daha iyi bağlanabilirdi. Biraz hızlıca bir olaya bağlandı gibi oldu. Sonuna kadar nefessiz okudum, sonunda da bir “vaoooov” demek isterdim. Tabiki yine de kitap genel olarak bence çok çok iyiydi.
Alıntılar
*İnsan öylece çocukluğunu arayıp da biraz olsun şanslı olmayı dileyemez. Hattı düşürebilirsin
Hepinize günaydın ballarım.Bugün çoğu kişinin yani okuduğunu gördüğüm çoğu kişinin beğenmediği bir kitabın incelemesini yapacağım.Öncelikle bu kitap da eleştireceğim çok şey var.Yani benim gibi insanın bile beğenmediği bazı şeyler oldu.Bunların en önemlisi ile başlıyorum.
Benim şuan elimde olan kitap Caraval Holiday Edition ile gelen Spectacular.Bu kitabın yurt dışında zaten iki baskısı var.Birisi benim elimde olarak diğeri de ilk baskı yani kapağında yeşil çizgiler de olan.Bilmiyorsanız yurt dışındaki iki baskıda da karton kapak seçeneği yok.Yani ikisi de exclusive edition dediğimiz ozel baskıyla geliyor.Elimdeki baskıyı anlatacak olursam normal kitap uzunluklarından biraz daha uzun bir baskı,şömizi oldukça kaliteli ve iç kapağı oldukça kalın bir kartondan yapılmış.Sayfaları bizim normal sayfalarımızın üç katı kalınlıkta.Yan baskısı da kırmızıya boyanmış.Turkiye baskısına gelecek olursak ciltli seçeneği yok ve sayfaları oldukça ince.Yani gerçekten de bu kadar ozensiz bir baskı bizlere hiç yakışmıyor.Ozellikle de Dex gibi pahalı bir yayinevinden çıkmışsa.Ayrıca asıl sinirimi bozan nokta Dex'in kapağı satın almayip aynısını yapmaya çalışması.Yani bunu aynı yayinevinden çıkan baska kitaplarda da çok gordum.Kapağı alacak kadar paranız yok desek tüm kitaplarinizi piyasadaki degerinin çok ustunde satiyorsunuz.Bu para nereye gidiyor ya?
Dex çoğu okurun bağımlı olmak zorunda olduğu bir yayınevi cunku yurt dışında populer olan çoğu kitap bu yayinevinden çıkıyor.Ama bağımlılığımız ve sevgimiz bu kitapta da gordugunuz gibi husranla sonuclaniyor.Biraz ozenseler eminim çok guzel şeyler çıkacak.Paraya para demiyorsunuz ancak su yaptığınıza bakın.
Bu kitap ile ilgili eleştirmek istedigim bir baska şey Tella'nın kişiliğinin biraz karıştırılması.Gerçekten Tella bir kitaba gore