Siz insan gözüyle yargılıyorsunuz. Ben kimseyi yargılamam. Yuhanna 8:15
bir takım zırvalar
Merhaba bu benim ilk postum. Hatta bu benim galiba internet üzerinden paylaştığım ilk yazım. Bir takım düşüncelerle boğuşuyorum buraya yazarken, bunu yapmamın bana hiçbir katkısı olmayacağı, kimsenin
Duygu ve Düşünce
Türküler hayatın kırdığı insanları teselli ederler derler o yüzden bugün sana bir türkü armağan etmek istiyorum. Saçların sarı olmasa da sen benim Mihriban’ımsın. Mihriban şefkatli, merhametli,
İtikat çerçevesinde tamamile temizlenen ben, amel sahasında tamamile mahrum bulunuyordum. Benim, işkembe-den daha mülevves şahsiyetimi tedrici bir nüfuzla yıkayan mürşidim, bir gün, eşiğinde bulunduğumuz Şaban ayının 15 inden itibaren namaza başlamamı emretti. Zevk ve aşkla söz verdim ve başladım. Fakat arada bir nefsimle ruhum arasındaki mücadele o kadar çetindi ki, günlerce ve gözyaşlarile namaz içinde yuğrulduğum devrelerin arasında, günlerce namazdan ayrıldığım zamanlar da oluyordu. Her temizliğin arkasından kirleniyor, kirleniyor, kire batıyor, sonra o yüksek zatın pâk huzuruna gidip bir anda içimi aydınlıkla dolduruyor, yine zulmete batıyor, yine zulmetten çıkıyor ve böylece yuvarlanıp gidiyordum. Yalınız, ruhuma yerleştirilen itikat hisarının üzerindeki bir kum tanesine bile sarsıntı gelmediğini görüyordum. Üzerimdeki esrarlı nazar, muhkem ve emindi.
... Gittiğimiz her yerde Osman Efendi Üstâzımız'ın ve diğer müelliflerin 49 ayrı dile tercüme edilmiş kitaplarını görüyoruz. 49 ayrı dilde ilim tevzî ediliyor -elhamdülillah-. Bana deseniz ki "49 ayrı dil sayın Abdullah abi" diye ben herhalde ancak 10-15 dil sayabilirim. Ama Erkam Yayınevi'nin bastığı kitap, 49 ayrı dile ulaştı.
Sayfa 336 - Erkam Yayınları, İstanbul - 1437 /2016·Kitabı okuyor