Yüreğimin kör kuyularına Yusuf olup düştü umutlarım!
Ve ben rahmet kervanının geleceğinden ümitvarım!
Ey firavunların kucağında Musalar büyüten Rabb'im!
Hüznün kucağında kıvranan sabrımı
Sevinçle müjdeleyeceğin günü bekliyorum…
Vay İnce Memed'im vayy...
Türk Edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan İnce Memed'e nihayet ben de başladım ve bu zamana kadar ertelediğim için de kendime kızdım.
Çok fazla spoiler vermek istemiyorum çünkü tamamını okuyarak tadına varılması gerektiğini düşünüyorum.
Yaşar Kemal öyle başarılı betimlemeler yapmış ki adeta kendinizi o coğrafyada hissediyorsunuz.
Sadece betimlemeler çok iyi olmakla kalmıyor aynı zamanda diğer karakterler, zamanın köy yaşantısı, eşkıyalık ve yaşattıkları zorluklar ve zorbalıklar da çok gerçekçi anlatılmış.
Memed'le beraber o köylerde oluyor, o dağlarda dolaşıyor ve yine onunla beraber büyüyor ve onun hissettiklerini hissediyorsunuz.
Memed'in iç dünyası da diğer ögeler gibi çok iyi anlatılmış o yüzden onun gibi düşünme fırsatı veriyor bize yazar.
Serinin devamının da en az bunun kadar etkileyici olduğunu düşünüyorum
..babamdan dinlemiştim. Kanuni Sultan Süleyman Bağdat Seferi'ne giderken, İbrahim Aksarayî Hazretlerini ziyaret etmiş; "Fetih müyesser olacak mı?" diye sormuş. O da "İnşallah muvaffak olacaksınız" demiş ve muharebe kazanılmış.
Dönüşte..Padişah; "Siz böyle mübarek bir zatsınız, burada kalmayın, İstanbul'a gelin, bir külliye yapalım da talebe yetiştirin" demiş. O da "İstanbul'a gitmeme izin yok, ama oğlum İsmail gidebilir, kurban olmaktan çekinmez" demiş. ..delikanlı İstanbul'a gelmiş,..Yusufpaşa Camii'nin Haseki tarafında dergâhı kurmuş. ..genç olduğu için "Oğlanlar Dergâhı" adı verilmiş.
Günden güne cemaat artmış, başka tekkelerden cemaatler de gelince fitne harekete geçmiş. "Bu hoca şeriata uymayan sözler söylüyor; "Allah'ım" diyor, "benim Allah'ım" manasını ifade eden bu sözü "Ben Allah'ım" manasına saptırarak Allahlık iddia ediyor" demişler. Ardından idamına fetva çıkmış. .. ; "Seni nereye defnedelim?" diye sormuşlar. "Başımı denize atın, nerede sahile vurursa, kabrimi oraya yapın" demiş. İnfaz yeri Yenikapı Atmeydanı'ymış. İnfaz edilmiş ve başı denize atılmış. Her zaman poyraz eserken o gün lodos esmiş, denizin akıntısı Marmara'dan Karadeniz'e doğru olmuş, başı da gelmiş Rumelihisarı'nda kayalıklara vurmuş. Şimdi Kayalıklar Mescidi'nde yatıyor. Bunu Yahya Kemal bir şiirinde de yazmıştı. En son beyti;
Seyrindeyiz atıldığı sahilsiz enginin,
At meydanında ölen Ene'l-Hak şehidinin.