*
Şili toplumu puf börekleri kadar çok katmanlıydı. Katmanları arasında, başlarda tam kavrayamadığım önemli farklar vardı. Bir defasında bir arkadaşım beni tatil için güneydeki büyük malikânesine davet etmişti; geniş bağları ve şarap tesisleri vardı. Bir gün öğle yemeğinde kocası gayet lakayt bir tavırla greve gidecek veya herhangi bir başkaldıraya kalkışacak her köylüyü gözünü kırpmadan vuracağını söyledi. Her komünist öldürülmeli, dedi.
... Victor'un davası uğruna mücadelesine şarkıları ve sözleriyle devam edebilmesi için elimden ne geliyorsa yapacaktım. Katilleri, şarkılarının gücünü kestirememişlerdi.
Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat-sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi
Kumkapı meyhanelerine dadandık
Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi
Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar
Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
Çöpçülerin elleriyle okşardım seni
Yalnızlığım benim süpürge saçlım
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki
Başucumda bir sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi..."
/ Can Yücel