George Carlin
"Eğer vatandaşlarınız bencil ve cahilse liderleriniz de bencil ve cahil olur."
Cahil
Bu sefer gerçekten yıktın geçtin be "şairim"
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzel de darma duman ediyorsun beni. Nazım Hikmet Ran
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çocukların geleceği için ev alalım dedim diye ben bencil oluyorum. Kendisi motor alcam derken bencil olmuyo. Ben böyle dünyanın anasını satayım ya.
Düşünce
Elitistlere sevgilerimle..
Düşünce ve duyguları, tüketim alışkanlıklarını, kültürel tercihleri ya da zihinsel eğilimleri ölçü alıp, "derin" ve "sığ" kalıplarına dayanılarak kurulan o üstenci, seçkinci ve narsist tuzağa düşmeyelim. Kendimizi "diğerlerinden" ayırıp fildişi bir kuleye kapatarak <güya> özel hissettirmeye çalışan o bencil sese kulak asmayalım, çünkü insanı yücelten şey, başkalarından uzaklaşması değil; aksine onlara yaklaşabilmesidir. Bu yüzden kuleyi biraz daha yükseltmek yerine, temeline ilk baltayı vuralım ve kibir tahtından kendi irademizle inelim. Elbette hepimizin dünyayı algılayış biçimi farklıdır. Her şeyin bir "bizcesi" vardır. Fakat bizimkisinden farklı diye diğerinin bencesini görmezden gelmek, değersiz ve sığ kabul etmek gerçeği yansıtmaz. Çünkü her ruh doğru yerden bakıldığında derindir. İnsan baştan sona okunulması ve keşfedilmesi gereken bir kitap gibidir, farklı bir dilde yazılmış olması <bizim onu anlayamıyor oluşumuz> onun "anlamsız" veya "boş" olduğunu değil, bizim henüz onun dilini (yaşanmışlıklarını, savunma mekanizmalarını, kültürünü) çözemediğimizi gösterir. Bazı insanlar uzun romanlar gibidir; katman katman açılırlar. Bazıları ise birkaç sayfalık bir öykü ya da tek dizelik bir şiir kadar kısa görünür. Ama biliriz ki bazen tek bir mısra, bin sayfalık bir ansiklopedinin söyleyemediğini söyler. Hayatını sade yaşayan, sessiz kalan ya da gösterişten uzak duran insanlar da böyledir. Az görünmeleri, az şey taşıdıkları anlamına gelmez. Birilerinin okumaya layık görmeyip sıkılarak yarım bıraktığı hatta okumaya tenezzül etmeyip kapağını dahi kaldırmadığı bir kitap bir başkasının okumaktan asla bıkmadığı en gözde başucu kitabı olabilir. Ciltlemesi yüzünden çöp muamelesi gören, hurda sayılan bir kitabı, bir koleksiyoner ısrarla tüm dünyada arıyor olabilir, birine hurda
Duygu ve Düşünce
kendime öyle düşman ve yabancı yetiştirilmişim ki yaş 28 beni halen anlamadılar. ben de anlatamadım nitekim ben de anlamıyorum. anlamakta istemiyorum kendimi. kendini feda etmek büyük erdem kendin için bir şey istemek ise ayıplanacak bir şey. ben halen bir şey isterken diğerleri ne düşünür diye düşünüp vazgeçiyorum. yaş otuz beş ömrün yarısı diyen de yanıldı. yaş yirmi sekiz ömür dediğin nedir ki; nerede başlar nerede biter meçhul. ben ne zaman başlayacağım yaşamaya. ne zaman insanlar bencil olmayı ve tahakküm kurmayı bırakacaklar hayatımda. günaha girmeyi istemem lakin gerçekten bazen merak ediyorum ben ne için varım ne için bu varlığı devam ettirmek zorundayım. ne için tahammül edeceğim. hayatta hiç bir şeye karşı istek duyamaz oldum. bazı günler sigara içmek için uyanıyorum. diğer şeyleri mecburen yapıyorum. Bir rastlantı bekliyorum bir işaret bir kurtarıcı ama gelen giden yok. bana isteksiz olmayı erdem olarak öğretenler bugün iğneleyici laflar ettiklerinin farkına bile varmadan yaşıtlarımın başarılarına methiyeler düzüyorlar. neden öfkelendim. neden delirdim ben. neden sayıp sövdüm. neden sövmeyecekmişim. beni kendilerine oyuncak bilip sadakatimi zayıflık olarak görmekten ar etmeyen bu insancıklara ben ne diye saygı ve ihtimam göstereyim. neye sabır ettiğimi bile bilmeden beni kıyasa sokan dahası bana namussuz bir insan muamelesi yapan bu insanlar. onlar için harcadım 28 yıl. ne yaptık sana diyorlar. sahi bana ne yaptınız. benim emeğimin ekmeğini yiyenler benim icraatlerim ile faaliyet yürütenler hakkım olan ve tek kuruş para etmeyen unvanımı da bir başkasının gönlünü hoş etmek için vermekten geri durmuyorlar. ben artık yoruldum. kimseye borcum yok alacağımdan da caydım. bu hesabı kapatalım artık.
SARSILMAZ OLMAK
Hayatta seni en çok rahatsız eden insanlar hakkında düşündün mü? Belki de sana zarar veren şey onların davranışları değil, o davranışların sende dokunduğu yerlerdir. İşte tam burada nasıl sarsılmaz bir insan olacağımız hakkında konuşacağız ve bunlara yönelik bir kaç öğreti sunacağım. 1- Aynalama Yöntemi Hiç seni çileden çıkaran birine rastladın mı? Belki kibirleri, cehaletleri, sana davranışları seni kötü etkiliyordur. Şimdi kendine şu soruyu sor: Bu neden seni bu kadar rahatsız ediyor? Bizi başkalarında rahatsız eden her şey kendimizi tanımamıza yardımcı olabilir. Mesele seni etkileyenlerde değil senin içindeki iyileşmemiş bir yarada gizli. Duygusal tepkiler kendi içindeki güvensizliklerin yansımasıdır. Birinin sözü bizi olumsuz anlamda çok etkilerse onun sözünün doğru olabileceğinden korkarız. Ama kim olduğumuzu bilirsek kimsenin sözü bizi sarsamaz. Kendi gölgemiz ile yüzleşmedikçe dış dünya bizi yönetir. Dünya sana kim olduğunu sorar eğer cevabın yoksa dünya sana kim olduğunu söyler. İnsanlar seni tüketir. Eğer izin verirsen. Sana ait olmayan enerjiyi üzerine alma biri sana negatif söylemlerle geldiğinde bu sana ait ben taşımayacağım de. Ben gerçekten kimim? bu soruya cevap ver Hayatının kurbanı değil gözlemcisi ol. Hiç kimse sen izin vermedikçe duygularını kontrol edemez. Ben başıma gelenler değilim ben ne olduğumu seçenim.