Judith ihtiyarın yanına oturuyor, başını omzuna dayıyor, gözlerini yumuyor. "Yakında sobaları yakmak lazım, Michael. Havalar böyle giderse pazartesi günü sobaları yakmaya başlarız."
İhtiyar ona sarılıyor. "Anladım Judith. Pazartesi sabahı saat beşte gelirim."
Lucas sonbahar sabahının nemli soğuğunda unutulmuş bu küçük şehrin sessizliğinde gözlerini kapatıp birbirlerine sarılmış kadın ile adama bakıyor. Lucas sessizce uzaklaşmak için birkaç adım atıyor…
Şuna inanıyorum ki bütün insanlar dünyaya en azından bir kitap yazabilmek için gelmiştir, başka bir şey için değil. İster sıradan ister çok özel olsun, önemi yok, yazmayan kişi yitik insandır, iz bırakamadan gelip geçer.