Bu kitap benim için, yaşamın gündelik telaşesi içinde kendi sesini kaybetmiş birinin sesini yeniden duymaya başlayışının hikâyesi. Buna uykusuzluk da denebilir, uyanış da.
Sesimi yeniden duymak için çabaladığım bir dönemde bu kitabı okumak tuhaf bir tevafuk oldu. Wittgenstein’ın edebi eserler arasında ördüğü “karmaşık, çakışan, örtüşen” benzerlikler ağını kadın ile aramda duydum.