Okuyorum, yazıyorum, düşünüyorum, rock-jazz ve blues dinliyorum, sarı ışık altında gençliğin verdiği karmaşıklıkla birlikte kalem ile cebelleşiyorum, etrafa bakıyorum, yemek yiyorum. Öyle.
şimdi sen kalkıp gidiyorsun. git
gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
oysa allah bilir bugün iyi uyanmıştık
sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin
sırf onaydı
bir kuş konmuş parmaklarıma
uzun uzun ötmüştü
bir sevişmek gelmiş
bir daha gitmemişti
yoktu dünlerde
evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
sanki hiç olmamıştı
oysa kalbim
işte şuracıkta çarpıyordu
şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullar
şurda da etin çoğalıyordu dokundukça
lafların dünyaların öyle düzeltici
öyle yerine getiriciydi
sevmek ki
karaköy köprüsüne yağmur yağarken bıraksalar
gökyüzü kendini ikiye bölecekti
çünkü iki kişiydik
oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
bir dilim ekmeğin
bir iki zeytinin başınaydı doymamız
seni bir kere öpsem
ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem
üçün boynu bükük
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Her şey bi' tarafa, kıskançlıktan doğan hırs korkutuyor beni. Çünkü o hırsın arkasında durabilecek kadar dayanıklı ve kararı ise insan, kıskanandan kıskanılana evrilir ve bu karşısıda durulamayacak bir güçtür."
...gitmeden önce hislerini son kez haykırmak istiyordu. Hayatını nasıl değiştirdiğini, sonsuz yalnızlığının küçücük -ve şu ana kadarki en önemli- bir parçası olduğunu, kendini tanımasında yardımcı olduğunu... Tek şansı ancak sınırsız kelimesi vardı, yani bu şansı iyi değerlendirmeliydi.
-Kafamdaki güzelliğin yeni anlamı olduğun için teşekkürler.