• 248 syf.
    ·3 günde·10/10
    “Robot uprising has began!” [Türkçesi: Robotların yükselişi başladı bile!]

    Üç Robot Kanunu (Sf. 7):

    Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
    Robotlar, Birinci Kanun’la çakışmadığı (bence “çelişmediği” olmalıydı) sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
    Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun’la çakışmadığı (“çelişmediği”) sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.

    Hayatımın ilk 20 yıllık zaman diliminde, 0rta-lise ve ilk üniversite yıllarımda, evde annemin kütüphanesinden, anneme ya da baba mı ait olduğunu bilmediğim, adlarını ise şu an unutmuş olduğum birkaç Asimov kitabını okuduğumu hatırlıyorum. Ancak son 27 yıldır tek bir Asimov kitabı dahi okumamıştım. Geçtiğimiz günlerde Beylikdüzü’nde yapılan TÜYAP kitap fuarından, özellikle methini duyduğum, iki Asimov kitabı satın aldım.

    İlk kitap, Monokl Yayınları’nın 2015 Aralık ayında bastığı “Sonsuzluğun Sonu”, orijinal ismiyle söylersek “The End of Eternity” idi. Kitap küresel anlamda ilk defa 1956’da yayımlanmış. İçeriği oldukça karışık bir kitap, ancak anlatılanlar ilginç. H. G. Wells’in 1895’de yayımlanan “Time Machine”, “Zaman Makinesi” kitabının Asimov tarafından kademe atlattırılmış yepyeni bir uyarlamasıydı diyebilirim. Sonuç olarak kitabı beğendim…

    Sizlere asıl tanıtmak istediğimse, yine fuardan satın aldığım diğer Asimov kitabı. İthaki Yayınları’nın 2016 Kasımında bastığı (Çeviri: Ekin Odabaş), küresel anlamdaysa ilk defa 2 Aralık 1950’de Gnome Press tarafından edebiyat dünyasına kazandırılan “I, Robot”, “Ben, Robot” isimli bilimkurgu eseri. 1950’deki orijinal baskıda olduğu gibi İthaki baskısında da dokuz öykü var. Öyküler birbirleriyle bağıntılı. Ayrıca Asimov’un kendi ağzından 80’lerde yazdığı “Sonsöz: Benim Robotlarım” bölümü de kitabın sonuna iliştirilmiş. Dadı bir robotu anlattığı ilk öykü olan “Robbie” yi Asimov 1939 da yazmış. Diğerleriyse Asimov tarafından 1950’ye kadar peyderpey kaleme alınmışlar.

    Öykülerdeki insan kahramanlara gelirsek: Dr. Susan Calvin (psikolog, robopsikolog ve sibernetik uzmanı), Alfred Lanning (matematikçi), Peter Bogert (matematikçi), Gregory Powell ve Mike Donovan (“Robotbilimin El Kitabı” nı sanki bir kutsal kitap gibi daima yanında taşıyan Grek ile kadim dostu Mike; ikisi de robot test uzmanı, ayrıca bozulan robotları sahada onarabiliyorlar), Lawrence Robertson (ABD Robot ve Mekanik İnsan A.Ş. Kurucu Yöneticisi), Gerald Black (eterik fizikçi)… Robot kahramanlar: Robbie (dadı robot), Speedy (maden toplama robotu), RB-34 (zihin okuyabilen robot), QT-ı (efendisi –tanrısı- olduğunu sandığı dönüştürücü yani L tüpü makinenin kendisini elçi –peygamber- olarak seçtiğine inanan çokbilmiş dindar robot), NS-2 (1. Kural’ı ile oynanmış kaçak robotumuz), DV-5…

    Robotlar ilk olarak insanoğluna dadılık işlerinde yardımcı olsunlar diye ABD Robot ve Mekanik İnsan A.Ş tarafından dünya üzerinde imal ediliyorlar. İnsanoğlu robot meselesine soğuk bakmaya başladığı vakitse, hemen tüm robotlar Merkür gezegenindeki madenlerde ya da Güneş Sistemi içinde bulunan diğer gezegenler ile uyduları üzerindeki madenlerde işçi olarak çalıştırılmaya başlanıyor. Dünya üzerindeki tüm robot aktivitesi yasaklanıyor. Yazının başlığında da belirttiğim gibi, Asimov’un “Üç Robot Kanunu”, ABD Robotları ve hatta rakipleri olan Konsolide Robot A.Ş. tarafından bu üç kuralı temel alarak tasarlanmış son derece üst düzey teknolojiye sahip çok akıllı makineler. Robotlar “Pozitronik” alanla haberleşebilen “Pozitronik Beyinlere” sahipler. Asimov’un bu terimi, 1939’da ilk robot hikâyesini yazmasından tam dört sene önce bilim insanlarınca keşfedilmiş bir kavram. Anlamına gelince: Elektrona çok benzeyen, elektrik yükü zıt bir atomaltı parçacığı olan pozitron.

    16 Temmuz 2004’de Alex Proyas’ın yönettiği, başrolünde Will Smith’in oynadığı, Isaac Asimov’un öyküsünü Akiva Goldsman ve Jeff Vintar’ın senaryolaştırdığı “Ben, Robot” filmini hatırlarsınız. Filmde, NS-2 model sıra dışı bir robotun hikâyesi anlatılır. Kitabımızda “Kayıplara Karışan Robot” adlı bir öykü var. Film tamamen bu öykünün temelinden üretilmiş. Ancak bir iki ayrıntı hariç tamamen değiştirilerek filme uyarlamış. “Kaçış” adlı öyküde anlatılan “Yıldızlararası Seyahatleri” gerçekleştirebilmek için bilim insanları, dünya dışında kurdukları bir üste hiperatomik dönüştürücüleri yani yıldızlararası seyahat yapabilecek hipermotorlu gemileri geliştirip imal etmeye çalışmaktadır. Ancak istenmese de bazen insanlar gama ışınına maruz kalıyorlar. Robotlar, 1. Kanun yüzünden kendilerini bu gibi durumlarda insanları kurtarmak adına feda ettiklerinden, üssün komutanı ABD Robotlarından, 1. Kanun’u deforme edilmiş robot imal etmelerini ister ve Kanun şu şekle dönüştürülür: “Robotlar, insanlara zarar veremez, ayrıca eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumar.” İşin kötü yanıysa, bu tip oynanmış robotlardan birine, eterik fizikçi Gerald Black sinirlendiği bir anda “Kaybol!” der. Robot da “Kaybolmak” eylemini, üstten kaçıp kendini sahibinden tamamen gizlemek diye algılar. Dünya insanlarından gizlice üretilmiş bu Robot, kendisinin eşsiz benzeri diğer 62 robotun arasına karışır. Beyniyle oynanmış robotu bu gruptan ayırmak ve üsten kaçmasını engellemek için robopsikolog Dr. Calvin ve yüksek matematikçi Bogert birçok test yapmaya başlar. Amaç dünyadaki insanların, son derece gizli üretilmiş bu oynanmış robottan haberdar olmamalarıdır. Gördüğünüz gibi, filmdeki içerik çok daha zengin ve çok daha farklı gibi görünse de öyküde yapılan testlerin her biri yüksek Asimov zekâsı ürünü. Ayrıca film, kitabın içerdiği muazzam dokuz öyküyü dikkate alırsak verilmek istenen etkinin de çok gerisinde kalmış…

    Dr. Calvin karakterinden sonra beni en çok etkileyen, ilk olarak “Kanıt” isimli öyküde görünen Savcı Stephen Byerley, ki daha sonra Belediye Başkanı, Bölge Koordinatörü ve iki dönem üst üste Dünya Koordinatörü oluyor. Adamı ilginç kılan, kendisi bir robot mu yoksa insan mı buna kimsenin akıl erdirememesi!

    “Robotbilim” teriminin mucidi olan Asimov, 1985’de Doubleday tarafından yayımlanan “Robotlar ve İmparatorluk” adlı romanında, gelişmiş robotların tek bir insanın değil de, tüm insanlığın zarar görmesini önlemek istediğini anlatır. Asimov buna, “Robotbilimin Sıfırıncı Kanunu” adını vermiştir.

    Unutmadan, Dr. Isaac Asimov, Rus asıllı Amerikalı yazar ve biyokimyacıdır. Pek çok konuda yapıtları olmasına karşın, bilim kurgu eserleri ve popüler bilim kitapları ile tanınmıştır. Kurgu olmayan çok sayıda eserinin yanı sıra fantezi dalında da yazmıştır. 500’e yakın eseri vardır (1919 veya 1920 Petrovichi, Smolensk Oblast, Rusya- 6 Nisan 1992, Brooklyn, New York, ABD).

    Son olarak, çok doğru bir kitap seçimi yapan ve birkaç dizgi hatası dışında harika edisyonuyla kitabı hazırlayan İthaki Yayınlarını, tertemiz akıcı Türkçesiyle kitabı dilimize kazandıran Ekin Odabaş’ı kutlarım.

    Süha Demirel, 4 Aralık 2016.
  • “istese de, istemese de, sadık, sevecen, kibar biri. Makine sonuçta; öyle yapmışlar. “
    Isaac Asimov
    Sayfa 235 - İtaki yayınları