Gerçeklik ile hayal arasında sürekli süzüldüğüm bir dünya. Hayaller,umutlar, yeni adımlar, ölümler, gelenekler, büyüler, cinler, dualar ve telaşlar.
Anne telaşı; Atiyenin her an bir o evladından bir bu evladına mekik dokuması. Derdine derman olayım derken, ateşine benzin dökmesi. Ölüm döşeğinde dahi evlatlarının kaygısı o kadar gerçek ki…
Kadının toplumda ne kadar çok görevi/kimliği üstlendiğini avazı çıktığı kadar bağırıyor Atiye.
Tabii Dirmit. Elini neye atsa yadırganan, gözü dalsa gözü oyulan Dirmit. Var olma savaşın ‘gerçekliğini’ Tokat gibi yüzüme çarptı. Bazen sen oldum anana, Seyit’e, Mahmut’a kızdım. Bazen Seyit oldum sana yasaklar koydum. Kimin yerine geçtiysem onunla bir oldum. Kimin derdini dinlediysem Atiyenin peşine düştüm, ona çare aradım. Ölümle bile sırdaş oldum, neden ‘Sevgili Arsız Ölüm’ o an anladım.