Es-Selam Değerli Dostlar..
Yaklaşık 2 ay önce arkadaşlarla bir proje düşündük;
Kadim Şehir Kudüs’ü ziyaret…
Ve proje kapsamında gerekli yazışmalar neticesinde 7 si öğretmen, 12 si öğrenci ve 9 u esnaf olmak üzere toplam 28 kişi ile yola koyulduk.
Allahın lütfu sayesinde Yaklaşık 6 gün Kudüs’te kaldıktan sonra şükürler olsun ki dün itibari ile vatanımıza döndük…
Kudüs…
Gitmeden önce Talha UĞURLUEL’in kitabını ne kadar tekrarlayıp gitsem de gördüm ki kitapta okunanların dışında farklı bir alemde hissediyorsunuz kendinizi..
Düşünebiliyormusunuz ibadetinizi yapmak için Mescid-i Aksaya adım atarken son derece sıkı bir güvenlik koridorundan geçerek İsrail askerlerinin denetiminde Cuma mescidine giriyorsunuz…
Bu konulara döneceğim.
Emin olun anlatacağım o kadar yaşanmışlar var ki 6 günlük Kudüs seferimizde, anlatılmaz yaşanır diye bir motto var, bu yüzden en dikkat çekici yerleri kitap eşliğinde düşüncelerimle yorumlayıp sizleri fazla meşgul etmeyeceğim.
Yola çıktığımızda önce uçağımız Tel Avive uğruyor.Sıkı bir sorgu ve yıldırma politikası kapsamında rencide edici tacizler ile Kudüs’e giriş yapabiliyoruz
3 saatlik havalimanında bekleyişten sonra..

Sabahın ilk ışıklarında Zeytin Dağına uğruyoruz o heyecan ile 2 saatlik uykuya rağmen..
Zeytin Dağında Rabiyatül Adeviyye ile Selmanı Farisi nin makamları mevcut…
Ziyaret ediyoruz bir heyecan ile.
Ve Talha UĞURLUEL’in de ifade ettiği gibi dünyanın en güzel manzarası..Karşınızda Mescidi Aksa ve Kubbetüs Sahra…

Hemen altında Yahudi mezarlığı var ve kıyamet koptuktan sonra ilk buradan dirileceklerine inandıkları için 50 bin dolardan başlayıp 250 bin dolara kadar alıcısı olduğu ifade ediliyor.

Harikulade manzaradan sonra Kudüs’ ün güya en güzel kahvaltı salonuna gidiyoruz ama bizim mutfağımızın yanından dahi geçemez fikri ile Mescidi Aksaya doğru yöneliyoruz.
Gözlem yapmayı severim, rehberimiz Ahmad MARAGA..
Soru yağmurunu tutuyorum;
Flistin mahallesine geldiğimizde bir hüzün,yoksulluk, geri kalmışlık;
Yahudi Mahallesine geldiğimizde ise ihtişam,zenginlik ve lüks bir yaşamla karşılaşıyoruz.
Otobüsler farklı renkler ile ayrılmış ve yeşil renkli otobüslere Filistinliler binemiyor.
Mescidi Aksaya’’ Hıtta’’ kapısından giriyoruz.
Niye önce Hıtta kapısından girdiniz diye bir düşünce belirdiyse sebebi;
‘’ Hani, “Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve “hıtta!” (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz” demiştik.
Bakara-58.inci ayetin tefsirine lütfen bakın derim burada uzun uzun anlatarak vaktinizi almak istemiyorum.

Kapıda İsrail askerleri özellikle uyarıyor Türk bayrağı var ise giremezsiniz.
Sorguya çekilip bazen pasaport denetiminden de geçebiliyorsunuz.
İngilizce ve Arapça dil bilmek veya bir rehbere kesinlikle ihtiyaç var yoksa anlaşılamadığınızda almıyorlar.

Ve karşımızda altın rengi ile büyüleyici Kubbetüs Sahra..aslında Kubbetüs sahir..Sahra çöl demek , sahir ise büyüleyici çok güzel demek..
Kubbetüs Sahir Harikulede Kubbe anlamında ama dilimize sahra diye geçmiş.
Ve 180 ton altın ile kaplandığı rivayet ediliyor.
Kubbet-üs Sahra'nın içinde "Hacer-i Muallak" adlı bir taş yer alır. Muallak taşı "Havada asılı duran kaya" anlamına gelmektedir.
Peygamber Efendimiz SAV Muallak taşın altında diğer peygamberlere namaz kıldırdıktan sonra Miracı gerçekleştirmiştir.
Hemen yaklaşık 100 metre ilerisinde ise;
Bakır çinkolu Aksa Mescidi yani Cuma mescidi ve içeriye girdiğimizde kuş sesleri eşliğinde muhteşem bir manzara ile karşılaşıyoruz.
Mescidi Haramda kılınan namaza 100 bin sevap,
Mescidi Nebide kılınan namaza 10 bin sevap,
Mescidi Aksa da kılınan namaza ise 1000 sevap…

Boyuna uzun ama enine kısa, bizim mimarimizdeki gibi geniş değil..
Sol tarafında Hz.meryem in makamı,Kırklar meclisi ve Hz.Ömerin namaz kıldırdı mekan..
Ve en üzücü tarafı ise 1,5 senen önce Filistinli çocukların Ağlama Duvarındaki Yahudilere sapanla taş atması üzere Mescidi Aksaya İsrailli askerler botlarını ile baskın yapıp kurşun yağmuru neticesinde kurşun izleri..

Öğle namazından sonra keşfe çıkıyoruz;
Hz.Hızır’ın namaz kıldığı mekan.
Hz.Süleyman’ın makamı ve vefat ettiği yer…
Burak mescidi..
Ecdadımızdan kalma su kuyuları…
Birbirinden farklı medreseler..
Güzelim zeytin ağaçları..
Peygamber Efendimiz SAV in gördüğü ve Mekkeli müşriklere tarif ettiği sütunlar…
Top oynayan çocuklar ,
Piknik yapan sohbet eden bayanlar
Ve nice güzellikler…

Ve hemen bitişiğinde Ağlama Duvarı.
Niçin ağlıyorlar;
Yahudiler, Hz.Süleyman'ın ölümünden sonra iki devlete ayrılmıştı.
Bunlardan birisi İsrail Devleti, diğeri ise Yehuda Devleti idi. Yehuda Devleti, Babiller tarafından, İsrail Devleti ise Asurlular tarafından yıkıldı.
Babil topraklarına hükmeden Asurlular, Kudüs'ü yakıp yıktı ve ve Yahudilerin çoğunu öldürdü. Kalanlarını Babil'e tenkil ettirdi.
Yahudiler, Süleyman'ın kabrini bulmaya ant içmişlerdi. Ancak bir türlü bulup çıkaramadıkları için, Ağlama Duvarı'nın karşısına geçip üzüntülerini belli etme adına ağlamayı seçmişlerdir.
Yahudiler duvara dilek amacı ile kağıt yazıp iliştiriyorlar ve bizdeki kağıt ile dilek dilemenin nereden geldiği orada anlıyorum.
Ellerinden kutsal kitapları düşmüyor dindar Yahudilerin.
Her daim yolda, taşım araçlarında okumaktan beri durmuyorlar.

Çarşıya gezintiye çıktığımızda İstanbul Kapalı çarşıyı andırıyor.
Hayat çok pahalı.
1,5 litre su 8 tl.
Simit 4 tl.
Döner ayran ise 44 tl..

Kadim Kudüse geliyoruz ve bolca Abbara karşımıza çıkıyor.
İlk görev yerim Mardini anıyorum:))
Sonrasında upuzun devam eden Hakkarı caddesi..Hoşumuza gidiyor seviniyoruz:)
Evler küçük ama paha biçilemiyor.
Bir Filistinli Müslümanla tanıştırılıyoruz.
Dükkanıma 24 milyon dolar teklif ettiler kabul etmedim, baskı yaptılar vakıfa bağışta bulundum ve şu an kendi dükkanımda kiracı olarak oturuyorum dedi.
Peki neden dedik neden?
Kısaca, ÖZGÜRLÜK dedi….Vatanımı asla satma bir karış toprak dahi olsa…
Evini satan Filistinli binde 2..
Barındırmıyoruz ve buraları terkedip gidiyorlar dedi.

Akşam oluyor Ve Hz.İsa’nın memleketi Beytullahime gidiyoruz.
Filistin şehri..
Şehre giriş yine İsrail askerleri nezaretinde.
Kudüse 25 km mesafede.
Akşam ve Yatsı namazlarını şehrin farklı iki camisinde kılıyoruz.
Sohbet ediyoruz ve bizleri cidden çok seviyorlar.
Ve bu islam aleminin hali ne olacak diye fikrimizi de öğrenmeye çalışıyorlar.
Sabahın ilk ışıkları ile yine başka bir peygamber olan Hz.İbrahim’in şehir El Halile gidiyoruz.
Hz.İbrahimin Mescidi ikiye ayrılmış,
1991 yılında 1 yahudinin mescidi basıp Müslümanları öldürmesi neticesinde ki bu da kurmaca, güvenlik bahanesiyle diğer tarafı sinagog yapılmış.
Buranın girişi Sinagog da olunca daha sıkı..
Önce Yahudileri silahlar eşliğinde alıyorlar sonra bizi..
İçeriye girdiğimizde ise;
Hz.İbrahim’in Makamı,
Hz.Yakup’in Makamı..
Hz.Sare’nin makamı..
Hz.Yusuf’un makamı ve kardeşleri tarafından atıldığı kuyu..

Mescid çıkışında bir Filistinli bizlere fırından çıkmış sıcacık ekmek ikram ediyor:))

Ve Lut Gölüne doğru yola koyuluyoruz.
Deniz seviyesinden 420 metre aşağıda.
Aşırı tuzlu ve hala 400 metre derinliğe inilmiyor,aletler ile ulaşılmaya çalışılıyor ama hemen tuzlandığından farklı metodlar ile ulaşılmaya çalışıyor.
En önemlisi ise;
SODOM ve GOMORE ‘NİN helak edildiği yer…
C.ALLAH altını üstüne getirmiş şehrin.
Tam bir ibretlik yer ve hemen karşıda Ürdün köyleri..

Yakında Hz.Musa’nın da makamını ziyaret ettikten sonra Filistin şehirlerinden en çok beğendiğim Eriha’ya gidiyoruz.

Güzel Kokular anlamındaki şehir hurma bahçeleri ile bezenmiş…
Sahil şehirlerimizi andırıyor ağaçlar ve çiçekleri..
Girişte bir levha..’’A'idün’’ yazıyor..
-Her ne kadar Kudüs ten bizi zorla kovsalar da evlerin anahtarları bizde, eninde sonunda geri döneceğiz…
Aman Allahım dedim, bu ne güzel bir dava…ve başaracaklar inşallah…

Gün bitti…
Otele geri dönüş…

Son bir gün…
Berat Gecesi
Mescidi Aksaya gittik ve günümüzü ibadet ile değerlendirmeye çalıştık..
Ümmeti Muhammede, hepimize dua ettik…
Ve hangi şartlar olursa olsun dünyanın yaşanacak en güzel yerin;
Mescidi Aksa da dahi olsak,
Vatanımızın olduğunu idraki ile şükrettik..

Buruk bir veda ile Hayfa ya koyulduk II.Abdulhamid Hanın yaptırdığı cami ile saat kulesini görmek için…
Tabii malum camii kapalı..

Uçağımıza binmek için havalimanına geliyoruz ve yine en az 2 saat İsrail askerleri burnumuzdan geliyor,
Bu sefer grupta en çok beni tuttular ve nerde ise uçağa zor yetiştim diyebilirm:))
Niçin geldin?
Tanıştığın birileri oldu mu bişeyler verdiler mi?
Yanında kesici aletler var mı?
Önceden Suudi Arabistan’a gitmişin niçin gittin vs….

Konya dönüşünde tevafuk ki uçakta Talha UĞURLUEL ile karşılaştık:)
Ayak üstü kitabından 5 dk bahsettik ve daha detaylı kitabının yakında çıkacağını bizlere beyan etti.

HAMİŞ;
Her ne kadar meşakkatli olsa da,
Dehşet verici bir baskı olsa da,
Pasaportuma sarı pul yapıştırsalar da
Yine gideceğim inşallah…

Filistinli annelerin uykusu 4 den sonra yok..
Çok gerginler.
Baskınlar saat 4 ile 5 arası yapılıyor ama asla vazgeçemeyeceğiz sadece DUA edin gelin bizleri ziyaret edin diyorlar…

Ve anladım ki,
Kim Filistine, vadedilmiş topraklara hakim olursa dünyaya hakim olur…

Mekke ve Medine sıcak belde..
İnsanı yakıyor güneşi ile..
Ama Kudüs…..bir garip yakıyor dostlar..

Ey Kudüs, ey şehrim
Ey Kudüs, ey sevgilim
Yarın, yarın çiçek açacak limon
Sevinecek yeşil sümbüller ve zeytin
Gözler gülecek
Geri dönecek göçmen güvercinler
Tertemiz yuvasına
Ve geri dönecek çocuklar oynamaya
Buluşacak babalarla oğullar
Ey memleketim
Ey barış ve bereket şehri…

SELAMETLE…

https://i.hizliresim.com/qG7Rq3.jpg
https://i.hizliresim.com/kOVJ37.jpg
https://i.hizliresim.com/BLl4Ev.jpg
https://i.hizliresim.com/dOY2QQ.jpg
https://i.hizliresim.com/qG7Rq3.jpg
https://i.hizliresim.com/BLl0JG.jpg
https://i.hizliresim.com/Lb9Eo1.jpg
https://i.hizliresim.com/JQP4RE.jpg
https://i.hizliresim.com/qG7MYZ.jpg
https://i.hizliresim.com/3EyLa9.jpg
https://i.hizliresim.com/OoQA9A.jpg
https://i.hizliresim.com/EPv86B.jpg

Berat Kandili... Dua ile..
Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Şaban ayının yarılandığı bu gecede Allah'a bol bol ibadet edilmesini, günahların affı, maddi ve manevi ihtiyaçların giderilmesi için dua edilmesini, gündüzünde ise oruç tutulmasını tavsiye etmiş ve o gece güneş batınca Allah Teâlâ'nın dünyaya rahmetiyle tecellî edeceğini bizlere şöyle müjdelemiştir: “Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (on beşinci günde) oruç tutun. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ dünyaya en yakın göğe inerek (rahmet nazarı ile bakarak) fecir oluncaya kadar, ‘Benden mağfiret, bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım! Benden rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim! Belâya dûçar olan yok mu, ona afiyet vereyim!

Sevgi Kıraç, bir alıntı ekledi.
 30 Nis 21:57 · Kitabı okuyor

Berat Gecesi
1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır.

2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir.

3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.

4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.

5) Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban'ın onüçüncü günü, üçte biri Şaban'ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban'ın onbeşinci günü verilmiştir.

Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti, Ebu’l Hasan Nedvi (Sayfa 186)Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti, Ebu’l Hasan Nedvi (Sayfa 186)

Şol güneşin şuâ’ına zerrece kim ki buldu yol
Her günü ıyd ü her gice Kadr ü şeb-i Berât olur
***** İmâmeddîn Nesîmî *****
Şu aşk güneşinin ışınlarına zerre kadar kim ki yol bulduysa,
Onun her günü bayram, her gecesi Kadir ve Berat Gecesi olur.
- Zerre, bilinen en küçük parçacıktır. Havada uçuşan toz taneciklerine zerre denilebilir. Bunlar güneşte daha iyi görülürler. Güneş de eskiden bilinen en büyük nesne sayılırdı. O yüzden zerre ve güneş karşılaştırması sıklıkla yapılır.

BU GECE BERAAT EDEBİLMEK İÇİN
Sakın bu geceye ilişkin yanlış düşünme!

Sen, sadece bu gecede yapacağın ibadetle cehennemden beraat etmeyeceksin / edemezsin. Sen, bu gece alacağın karar doğrultusunda bundan sonraki ömrüne vereceğin yön ile beraat edeceksin. Zira nice beraat gecesi tövbe eden kişi vardır ki, ertesi gün tövbesini bozmuş, berat nişanını yırtmıştır. Tıpkı şartlı salıverilen mahkûm gibi. Nice salınan mahkûm, ertesi gün işlediği suçla tekrar kodesi boylamıştır.

Bu gece bir karar verme gecesi;

Günah dolu bir yaşama devam mı yoksa pişman olup yol yakınken Hakk'a dönmek mi?

İbadetleri aksatmaya devam mı yoksa ibadetleri düzenli ve bilinçli bir şekilde yapmaya dönmek mi?

En yakınlarından başlayarak kul hakkını dikkate alan bir yaşam mı yoksa Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz bir yaşama devam mı?

Sorumluluklarının farkına varıp bunları üstlenmek mi yoksa vurdumduymaz bir yaşantıya devam mı?

Rabbim, bu gecemizi beraatimizin başlangıcına vesile eylesin.

(Soner Duman/14.Şaban.1439/30.Nisan.2018/Pazartesi)

BERAT KANDİLİ İLE İLGİLİ HADİSLER

Mağfiret, Rızık, Ferahlık İsteyen Yok Mu?

Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular:

“Şaban ayının onbeşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünü oruç tutun. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ (Keyfiyeti bizce meçhul bir halde) dünyaya en yakın göğe inerek (o andan) fecir oluncaya kadar: “Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir bela ile) mübtela olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu?” buyurur.” (İbn Mâce, H. no: 1388)

Rahmetle Nazar Eder

Peygamberimiz’den (s.a.v.) gelen bir rivayette ise “Allah Taala (c.c), Şa’ban ayının onbeşinci gecesi (kullarına rahmetle) nazar eder. Müşrikle, müşahin (kindar bencil) bu aftan yararlanamazlar.” (İbn Mace, İkâmetü’s-Salât, 191 ( I, 445) Hadis No:1390)

Dualar Geriye Çevrilmez

Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular:

“Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geriye çevrilmez. Bunlar Recebin ilk (cuma) gecesi, Şabanın ortasında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir. ( Beyhaki, Sünen, Şuabül-İman, 3/342 (Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut 1990) )

Bağışlanma Gecesi

Hz. Âişe (r.a) validemiz şöyle buyurmuştur:

“Bu gece (Şaban’ın onbeşinci gecesi) Peygamber (s.a.v.)’i (odanın içinde) aramaya başlamıştım ki (O’nu) başını secdeden kaldırırken buldum. Buyurdu ki: “Ey Aişe, Allah ve Rasulü’nün seni korkutmasından mı korktun? dedim. Hz. Aişe validemiz “Diğer hanımlarından birinin yanına gittiğini zannettim” dedi. Peygamberimiz buyurdu ki Allah Teâlâ Şabanın 15.gecesinde (bu gecede) dünya semasına iner, Ben-i Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları bağışlar.” buyurdu. (İbn Mace, İkametü’s-Salat, 191, (I, 444), H.No.1389 )

Bu Gece Af Dışı Kalanlar

Peygamber Efendimiz (asm) bu gecede af dışı kalanları şu hadisleri ile bildirmektedir:

“Muhakkak ki, Allah Azze ve Celle Şâban’ın on beşinci gecesinde rahmetiyle yetişip her şeyi kuşatır. Bütün mahlukatına mağfiret eder. Yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna.”(İbni Mâce, İkame, 191.)

“Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kâhin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna.”(et-Tergîb ve’t-Terhib, II/118.)

“Allah Teâlâ Şâban’ın on beşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla Allah’a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar.”(İbni Mace, İkametü’s-Salât, 191; Tirmizî, Savm, 38.)
Hayırlı Nur'lu Kandiller.. Baki Selam ve Dua ile.. Dualarda unutmayalım insaAllah

Berat Gecesi Duası
Allah'ım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, senden yine sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen kendini sena ettiğin gibi yücesin. ( et-Tergib ve't-Terhîb, II/119, 120.)

Hayırlı Kandiller
Şol güneşin şua’ına zerrece kim ki buldu yol
Her günü ıyd ü her gice Kadr ü şeb-i Berat olur

Şu aşk güneşinin ışınlarına zerre kadar kim ki yol bulduysa, onun her günü bayram, her gecesi Kadir ve Berat Gecesi olur.

İmadeddin Nesimi-14.yy

“Şa’ban’ın yarı (on beşinci) gecesi olduğu vakit, gecesinde ibadet için kalkınız,
gündüzünde de oruç tutunuz.
Zira Allah Teala güneşin batışından itibaren rahmetiyle dünya semasına tecelli buyurur. Bağışlanmak isteyen yok mu? Onu bağışlayayım. Rızık isteyen yok mu? Onu rızıklandırayım.
Dertli yok mu? İstesin de derman vereyim.
Bu çağrı şafak sökünceye kadar devam eder.” Bu gecede yapılan, dualar geri çevrilmez.

Elimden bir şey gelmiyor deme avuçlarında ne dualar gizlidir.
~Berat Kandiliniz Mübarek Olsun~