O bu yaşamı sefil, acıklı buluyor, belki onun için de, bir gün üzüntülü bir vaktin geleceğini ve o üzüntü, pişmanlık ve dizginsiz aci vaktinde ne bir mutluluk ne bir haz beklemeksizin bütün o fantezi yıllarını bu acıklı yaşama geri vereceğini aklından bile geçirmiyor. Bu korkunç vakit daha gelmediğinden hiçbir şey de iştemiyor, çünkü o arzuların üstündedir, çünkü her şey onundur, çünkü o her şeyden bıkkındır, çünkü o kendi yaşamının yaratıcısıdır ve kendi kendisini her an kendi keyfine göre yaratmaktadir.