Her insan tektir, her bireyin kendi özellikleri, içgüdüleri, farklı beğenileri, istekleri, serüven biçimleri vardır. Ancak toplum her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etme eğilimindedir, tek tek insanlar ise neden bu kurallara uymak zorunda olduklarını her zaman merak ederler. Bunları kabullenirler, tıpkı daktilo kullananların belirli bir klavyeyi en doğrusu sanarak benimsedikleri gibi. Saatin yönünü sorgulayan biriyle karşılaştınız mı hiç?
Güçlü olmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyin. Bu hayatta istenmediğiniz zamanlarınız olacak; sevilmediğiniz, dışarıya atıldığınız, hor görüldüğünüz zamanlarınız olacak. Gün gelecek hayallerinizi gerçekleştiremeyeceksiniz. O hayalleriniz elinizden alınacak bir hiç uğruna. Fakat o zaman bile çabalamaktan vazgeçmeyeceksiniz. Hayaller, ulaşabildiğiniz her noktadır. Belki bir şeyler istediğiniz gibi ilerlemeyecek ama daha iyisi olacak. Bazen biri için hayatınızı tehlikeye atacaksınız. Bazen biri sizi öfkelendirecek ama ondan vazgeçemeyeceksiniz. Bazen birini hiç anlamayacaksınız ama gözlerinizle anlaşacaksınız. Bazen biri sırdaşınız olacak, umut olarak göreceksiniz ama birbirinize anlatmadığınız sırlarınız bile olacak. Bazen birine güveneceksiniz, güvenmemeniz gerekirken bile fakat bu bir kumar ve o kişi size kalbini açacak. Bazen biri gelecek, onu nefret ile sevgi arasındaki ince çizgide tutacaksınız ve neşter gibi keskin olacak aranızdaki ama ona her baktığınızda kendinizi göreceksiniz.