Herşeyi bilmenin acısını tahayyül bile edemezsiniz.
Kusana kadar yemek yemek, çatlayana kadar su içmek, kör oluncaya dek ışığa bakmak neyse, herşeyi bilmekte
o. Tek farkla: ne kusmak ne çatlamak ne de kör olmak gibi bir kurtuluşunuz var bu iletten.
Hamuru şefkatle yoğrulmamış mutsuz bir çocuk ne ederse Fırat da iște onu etti. Ne eksik ne fazla.
Kendinde olmayanı Sunada gördükçe bilendi de bilendi.