“..zaten bütün aşklar, ilk imgesi bir şekilde genlerimizde olan ve bu fani dünyada gerçeklesmesi için pesinden
kosup durdugumuz harikulade bir mutluluk hayalinden baska bir sey degildi.”
“Belki de yasla ilgiliydi bu; kendimizi hâlâ genç zannederken, aniden karşı karşıya kaldığımız yaşlanmanın onursuzluğu ve
biçareligiye ilgiliydi; ani bir gripten, birkaç yorucu haftadan, bir üzüntüden sonra günlerden bir gün aynada artik yaşlanmaya başlamış yeni yüzümüzü görürüz ve o andan itibaren yüzümüzün yaşlı bir yüze acımasızca dönüşmesini bekleriz.”