Bir insan ayağını veya gözünü kaybettiğinde, neyi kaybettiğini bilir, ama benliğini -kendini-kaybederse bunu bilemez, çünkü bunu bilecek bir “ben” artık ortalıkta yoktur.
Anlıyorum.İnsanın özgür olabileceğini anlıyorum.Zamanı durdurmanın ancak hükmünden kurtulmakla mümkün olabileceğini anlıyorum.Artık ne geçmişimde boğuluyor ne de geleceğimden korkuyorum. Nasıl korkabilirim?
Gelecek sensin.
Beynim idrak etmek için hızla çalışıyor. Hayat çoğu zaman böyledir. Bir şeyi -birini, bir duyguyu, bir bilgiyi- öyle uzun zaman beklersiniz ki karşınıza çıktığı anda apışıp kalırsınız. Boşluk boşluk olmaya o kadar alışır ki kendi kendine kapanmayı beceremez.