“Bu hayatta herkes kadar benim de kendimi kollamam gerek, bütün bu itiş kakış sırasında yara almak istemiyorum. Zırhıma sadakatim bundan, sözcüklere, beni kuşatan imgelere bağlılığım bundan.”
“Ergenlik döneminin sorunları, büyük ölçüde, gençlerin onları çevreleyen toplumla bütünleşmekten alıkonulmalarıyla ilgilidir. Kendi kişiliklerini geliştirebilecekleri doğal ortamlardan koparılan ve toplum bünyesinden uzaklaştırılan genç insanlar, bir de okul ortamının rekabetçi ve yarışmayı özendirici yapısıyla karşılaştıklarında sorunlar katmerlenmektedir.”
Kişisel olarak Olmak Cesareti’ni genel anlamda beğendiğimi söyleyebilirim. Kemal Sayar’ın dili oldukça sade ama bir o kadar da etkileyici. Anlatımı şiirsel bir tını taşıyor ve birçok cümlesi altı çizilesi nitelikte. Özellikle bazı bölümler, bana düşündürücü ve ilham verici geldi; alıntı defterime not aldığım çok sayıda cümle oldu. Kitabın temel derdi olan “kendilik” meselesi ise benim de üzerine düşündüğüm bir konu olduğu için bana hitap etti.
Ancak her fikirde kendisiyle hemfikir olduğumu söyleyemem. Bazı yerlerde fazla nostaljik ya da fazla muhafazakâr yaklaşımlar sezdim. Modernlik eleştirisinde zaman zaman tek boyutlu bir bakış açısı hissettirdiğini düşündüğüm yerler oldu. Yine de bu farklı düşüncelerin kitapla arama bir mesafe koymadığını, aksine beni sorgulamaya ittiğini de söylemeliyim.
Genel olarak Olmak Cesareti, hem dili hem içeriğiyle değerli bulduğum, zaman zaman geri dönüp bazı bölümlerine yeniden bakmak isteyeceğim bir kitap oldu. Eleştirel bir gözle okunduğunda bile ruhsal derinliği ve anlatım gücüyle okuyucuda iz bırakıyor.
Benim puanım: 7/10
Olmak CesaretiM. Kemal Sayar · İz Yayıncılık · 19973,411 okunma