Beril Sena

Beril Sena
@berilseena
Stajyer Avukat
Hukuk Fakültesi
İstanbul
30 Ağustos
24 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Dünyanı kitaplarınla kuruyorsun. Gittiğin yerleri, gördüğün manzaraları, tattığın lezzetleri bile kitapların belirliyor. Kitaplığının orta rafında, en ortada duran kitap dünyanın merkezi gibi; oradan geçiyor bütün yollar. Okursun sen. Kitaplarınla yoldaş olacak nesnelerden öğreniyorsun birçok duyguyu. O kalemler, defterler, ayraçlar çoğu arkadaşından daha yakın sana. Kaybolan bir kaleminin ardından tuttuğun yası anlamayanla sohbete oturmuyorsun. Okuyorsun. Deliliğin sınırında görüldüğünü, bu tutkunun romantik bir hastalık olarak tanımlandığını bildiğin halde durmuyorsun. Sevdiğin bir yazarın yeni çıkmış kitabına birileri senden önce ulaşınca kızıyorsun. Kitaplığından çalınan bir kitap için en yaman dedektiften daha haşin bir takibe başlamaya her daim hazırsın. Kitap sayfalarının arasında unuttuğun kuru bir çiçeksin sen. O konser bileti, not kağıdı, eski sevgilinin fotoğrafısın.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Biz neden kitap okurken bazı cümlelerin altını çiziyoruz?
Bir cümlenin altını çizmek... Neden? Kitabı bir daha elimize aldığımızda nerelere öncelik verdiğimizi hemen görebilmek için mi, başkalarına ödünç verdiğimizde (işin garibi bunu da pek yapmayız) altını çizdiğimiz cümlelere bakarak bizi daha iyi tanımalarını sağlamak için mi, içine girdiğimiz kurmaca dünyanın haritasında izler bırakabilmek için mi yoksa yazarın eşit uzaklıkta durduğu cümleler arasındaki dengeyi bozabilmek için mi? Belki de hepsi...
Sayfa 122·Kitabı okudu
Alıntı
O gece anladım ki, her tren başka şehirlerin hayallerini taşır. Her tren, arkasında bir hayalet bırakır.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Alıntı
Gece lambalarının sert ışığında bulanık yüzler. Kalabalığı taradım. Bir sağa, bir sola baktım. Yoktu. Son yolcu da gecenin karanlığında kaybolurken, bazı trenlerin insanın hayatından öylece geçip gittiğini anlamıştım. (...) Bu yorgunluk denizinde bir kıvılcım görmek istiyordum. Onu görmek istiyordum. Ama yoktu.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Alıntı
Her sabah aynı yollardan geçiyorum. Aynı kaldırımlar, aynı otobüs durağı, aynı metro vagonu, aynı binalar. Tuzaklarını ezbere bildiğim bir labirent.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı