Romanlar da insanlar gibidirler: Her biri bir aşkın ürünüdürler; ve her birinin bir hayat serüveni vardır. Bu ikisi olmadan iyi bir eser asla ortaya çıkmaz. Çıksa çıksa bir çirkin ördek yavrusu çıkar; ama bu, büyüdükçe içinden kuğu çıkacak bir yavru değil, okudukça bir çirkin ördek yaşlısı olacak bir kitaptır...
Ana dillerinde okuyup yazsalardı ne benlikleri, ne düşünceleri, ne de kişilikleri parçalanır. Kendilerini daha özgürce ifade edebilecekleri için hem sağlam bir kimliğe sahip olur, hem de öğretilenleri anlar, söylenilenleri daha iyi kavrarlardı.