Izdırap başladığı yerde biter.
Beyinde doğar, zihinde son bulur.
Karşıdakinin yaptığı bir hareket yalnızca bir tetikleyicidir;
asıl duyguyu, o harekete yüklediğim anlam oluşturur.
O anlam büyür, kalbimde ızdıraba dönüşür.
Ama onu söndürecek olan da yine benim.
Bunu fark ettiğim an, içimde tarifsiz bir hafiflik doğdu.