Yazın bisiklet sürmeyi, kışın yürüyüş yapmayı, karikatür dergilerini, Doctor Who ve Gumball izlemeyi, Van Gogh’un Yıldızlı Gecesini, bunların yanı sıra çay içmeyi çok severim.
ÖNYARGI
Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde.
Hakk'ın yarattığı her şey yerli yerinde.
Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok.
Noksanlık da eksiklik de; senin görüşlerinde.
Hacı Bektaş-ı Veli
"Bir ağaç ormanda büyük bir gürültüyle yıkılıyor, fakat orman o kadar ıssız ki bunu kimse duymuyor. Bu ağaç yıkılırken ses çıkarmış mıdır?" Berkeley bu örnekten hareketle "Esse est percipi" demiş, anlamı ise; "Var olmak, algılanmaktır".
“Harese nedir bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu’nun adeti budur oğlum, tarihi boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.”