Bilgi bir idi, ahmaklar onu çoğalttı. Bilgi ortadadır, bir tanedir, açıktır, basittir, nettir. Ama insan zihni konuyu zorlaştırmakla, derinleştirerek uzaklaştırmakla, sonra da onu bulmaya çalışmakla tatmin bulur.
Çoğu insan böyle, her şeyin hesabı kitabı tutsun istiyor ama hakikat öyle değil, hayat öyle değil, âlemler mantık silsilesi içinde dizilmez. Zamanı saatlerle ölçemezsin, ölçtüğünü sanırsın.
Zihin boşlukta savrulmamak için ille bir işaret, ille bir kerteriz seçer kendine. Zaman kavramının içinde sarhoştur zihin. Bu yüzden saatleri, dakikaları, saniyeleri uydurdu.
Ey insan, sen de ölümsüzlüğü arzularken yaşadığın hayatı kaçırıyorsun. Saatlerin içine sıkışıp her anı kontrol etmek isterken, akışın zarafetini unutuyorsun. Zaman diye bir şey yok. Bunu sen icat ettin, sonra da zamanın kölesi oldun. Yaşam hesaplanamaz, planlanamaz, işte bu yüzden değerlidir.
Hatırla!
Tek bir an'ın içine sığabilen o sonsuz rüyayı hatırla..