“Ama sevginin zamanla ne olduğunu bilirim.
Türlü örnekleriyle gördüm nasıl sönüyor
Sevginin ateşi, pırıltılar,
Bir şey var sevginin alevleri içinde
Kendi kendini yiyen bir fitil, bir kömür var.
İlk hızını bir daha bulamıyor sevgi.
İyilik bile, bir sıtma ateşi gibi yükselip
Kendi aşırılığıyla öldürür kendini.
Hemen yapmalıyız ne yapmak istiyorsak.
Çünkü isteklerimiz hemen değişebilir;
Düşer, duraklar eller, diller, rastlantılar önünde.
Araya zaman girdi mi, can attığımız şey
Bir ah çekmeye, sıkıntılı bir iç boşaltmaya döner.”
“Beni unutma mı dedin? Hayır, zavallı ruh,
Şu çılgın kafa durdukça çıkmayacaksın içinden,
Seni unutmak ha? Aklımın karatahtasından
Silerim de bütün boş anıları,
Bütün kitaplarda yazılan, çizilenleri
Gençliğimden, öğrenciliğimden kalanları,
Yalnız senin buyruğun kalır.
Beynimin defterinde, yapraklarında
Ivır zıvır bütün bildiklerimin üstünde,
Evet, yemin Allah’ıma, o kalır yalnız.”