Gurbet kokusu! Bu kokuyu bütün ruhuyla koklamayanlar için ne manasız bir söz! Hayalimde yollar, gittikçe incelip mahzunlaşan, bitip tükenmez gurbet yolları uzanıyor.
Ah bu erkekler! Hepsinde aynı gurur, aynı kendini beğenmişlik. Bizim de bir kalbimiz olduğunu, bizimde "mutlaka" isteyebilecek bir şeyimiz olabileceğini, bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar.
Bu mükemmel, zengin sofrasında, kim bilir, kaç kişinin lokması boğazında kalmıştı. Kim bilir kaç misafir, çatal bıçak kullanmasını beceremedikleri için gizli gizli ter dökmüş, kaç biçare, nasıl alınacağı nasıl yeneceğim bilmediği bir yemeği reddetmek mecburiyetinde kalmıştı?