Roza'yı asıl yıkan da buydu. Dante'nin acı çekmiyor oluşu. Ölenle ölmeyişi, hayatına bu kadar keskin ve duygusuz devam edişi... Dante için her şey bir çıkardan ibaretse Roza'nın kalbindeki o geçmiş neydi?
"Yankı kurnaz bir ruhtur. Sana istediğini verir ve karşılığında da senden istediğini alır. Bir hatıranı, bir duygunu, bir parçanı... kalbinden, ruhundan, zihninden ya da gelecekten bir gününü çalar. Bedeli ağırdır. Seni eksiltir."
Yankı'nın benden çaldığı şey buydu. Aryen'le kalplerimizi birbirine bağlayan o güçlü bağı çalmıştı benden. Kalbim... kalbim bu yüzden savunmasızdı.
"Seni seviyorum, küçük kâbus..." bana beni sevdiğini söylemişti. İlk kez...
Kalbime bir ok gibi saplanan kelimelerin heyecanından mı canım bu kadar acımıştı yoksa elementlerin gücüyle bedenim yorgun mu düşmüştü?
Hayır, hayır... başka bir şey.
Aryen'in gözlerinde gördüğüm şey aşk değildi. Sevgi ve mutlulukla bakmıyordu bana o gözler.
Yıkılan ve yozlaşan tek şey krallığı değildi artık. Kalbi ve duyguları da bu geceyle birlikte yozlaşıp karanlığa tutsak olmuştu.
Kâbus Lordu'nu sonsuza dek kaybetmiştim.