betül

betül
@betyigitt
Öğretmen
Ankara
18 Nisan
148 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
- Seninle sanki, uzun yıllardır seni tanıyormuşum gibi konuşuyorum. + Öyledir… İnsanlar birbirlerini anladıkları zaman, içinden geldiği gibi rahat konuşur. Çanlar kimin için çalıyor | Ernest Hemingway
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hürriyet Kasidesi / Namık Kemal
Felek bin türlü esbab-ı cefasını toplasın gelsin, Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten
Ümit Yaşar Oğuzcan
Bir zamanlar sizi de sevmiştik hatırlar mısınız Güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz Her gece ayla beraber çıkardınız gökyüzüne Gün olur güneşler doğardı aydınlığınızdan Gözlerinizin şavkı vururdu duvarlara Gün olur dağ rüzgarıyla gelirdiniz İnsanı büyüleyen bir havanız vardı Güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz Tutunca avuçlarımızda eriyecek sanırdık elleriniz Öyle beyazdılar, inceydiler anlatılmaz Ya dudaklarınız yaban eriği kokulu İnsanı deli divane eden dudaklarınız Hiç öpmemiştik ama bilirdik tadını öpmüşçesine Zekiydiniz aklımızdan geçenleri bilirdiniz Bir tanrı yüreğiyle severdik sizi Güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz Nereye gitsek sizi bulurduk karşımızda Yürüsek gölgemizdiniz uyusak düşümüzdünüz Kır çiçekleri açardı bastığınız yerde İyot kokuları gelirdi uzak denizlerden Gözlerinize gemilerin biri gelir biri giderdi Yosun yeşili elbiseler giyerdiniz Bilseniz nasıl da yaraşırdı size Şimdi ne desek faydasız yoksunuz Bir karanlıktır bıraktınız arkanızda Yüzünüzü görmek mümkün değil artık Kulaklarımızda yalnız aksi kaldı gülüşlerinizin
Victor Hugo
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, malmı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mı olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Yıkılma Sakın
Sana durlanmış kelimeler getireceğim pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir seni çünkü dik tutacak bilirim kabzenin, çekicin ve divitin tutulduğu yerden parlayan şiir. Zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi neftî acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı. Her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan acılar bile duymadım kof yürekler önünde beynim her sabah devrimcinin beyniydi ayaklarım donukladı gelgelelim sağlığın yerinde mi? Yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor halkın doğurgan dünyasına dalmakla onların güneşe çarpan sesini anlamayan dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri seyir bile edemezken içimizdeki şenliği yılgı yanımıza yanaşamazken bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat yıkılmak elinde mi? Boşuna mı sokuldu bankalara petrol borularına kundak kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi varsın zındanların uğultusu vursun kulaklarımıza