Topluluk, sürekli tekrarlayan ve üyelerinin zaman döngülerini beraberce tamamladıkları döngüsel bir hayat sürdürüyordu. Tıpkı, çamaşır makinesinin tamburunda tek bir kumaş topuna dönüşerek dönüp duran çamaşırlar gibi.
Hiç dahli olmadan talihinin döndüğünü, harekete geçmesi gerekmeden umutlarının gerçekleştiğini görmüştü. Hayatına bir büyü girmişti ve o büyüden ve beraberinde getirdiği davranışlardan kurtulmak zordu. Talih taşları kırar derler bazen tepelerde, dağlarda.
Kimileri resmi yorumu sevinçle kabul eder ve yolunda giden medenileştirme çalışmasını göklere çıkarabilmek için hitabet yarışlarına girişir. Kimileri de susar çünkü tarihin, kendilerininkine paralel bir evrende, içinde kendilerine yer olmayan, herhangi bir rol oynamadıkları bir krallar ve savaşçılar dünyasında akıp gittiğini düşünür.
Ancak günbatımında karlarla kaplı bir defne ağacı kümesinin altında birbirine sarılmış, birbirine kenetlenmiş bedenleri fark ediyorlar, daha dün akşama kadar kardeşleri, anneleri, amcaları, teyzeleri ve çocukluklarından beri tanıdıkları, onları her türlü tehlikeden koruyan yaşlıların bedenleri artık kış gecesi soğuğunun sonsuza dek dondurduğu cesetlerden ibaret.