• Oğuz Atay tanışma günlerinde doğru bir başlangıçta okuduğum "Korkuyu Beklerken" korktuğum kadar korkutmadı:)
    #spoiler
    Çok acemi bir Atay okuyucusu olarak ancak şunu söyleyebilirimki. ."eğer hayatını delirmeden tamamlayabilmişse cok şanslı "

    Yaşam öyküsünü henüz bilmediğim için.. bu "detaycı, hassas gibi görünmek istemeyen ama "hassas " adam normal saydığımız bu dünyaya fazlasıyla "uyumsuz " diyebilirim ancak ..
    Sürekli kafa sesiyle yazılan bu öyküler yüksek ihtimal geceleri onu uyutmayan düşüncelerinden oluşuyor ..

    Kitaba gelirsek ..
    "Beyaz mantolu adam " "unutulan ve "Korkuyu beklerken "en etkili üç hikaye" bende"
    Beyaz mantolu adam yerine koyabiliyor insan kendini ..şekle ,şemale, etrafa insanlara ,normal hayatlara bir karşı duruş beyaz manto ..hatta ölümün kurallarını bile tersyüz eden bir "manto"
    O kadar olamasakta bizler de bir bakıma "Beyaz mantolu" kişilikleriz aslında ..degilmiyiz ? Tartışalım bu mevzuyu. .

    Yine bol tırnak işaretleri +bol parantez kullanan bir yazar ..beni anlayın diye ısrar ediyor bize ..benim hissettiğim bu ..

    Tabiiki benim henüz tam vakıf olmadığım "elestiri yazarlıģı " konusuna değinmeyeceğim ki "bilirim " demek için diğer eserlerini ve kitaplarını öz yaşamını okumak gerek ..bu izden zaman zaman devam edeceğim diyor ..
    Atay konusunda bizleri aydınlatan sevgili arkadaşım Ayşe Hocam "Hercai Okumalar" a teşekkür ediyorum ..

    Sevgiler
    Iyi okumalar ...
  • ... Aynaya yürüyüp baktı. Aynada da hiç görmemişti kendini o ana gelinceye kadar. Karşısında zarif mavi elbiseler içinde, beyaz gömlekli, ipek çoraplı bir adam gördü ve bir dürtüyle, nasıl böyle zarif adamlar önünde eğiliyorduysa öyle eğildi. Ama zarif adam da eğildi ve Grenouille doğrulurken o da aynı şeyi yaptı, sonra ikisi de dimdik kalıp birbirlerinin gözünün içine bakmaya başladılar.
  • Kırmızı bir tartıda oturan adam (dizden aşağı) takma bacağının kayışını çözdü; takma bacağa boyayla kırmızı bir bot ve güzel beyaz bir çorap resmi çizilmişti. İçi oyuk, boğum boğum takma baldır pembeydi, gerçek baldırlar gibi. (İnsanın kopyasını yaratırken neden Tanrı’nın hataları yinelenir?) Adam, takma baldırının içine biletini koydu. Havlusunu. Paslanmaz çelik bardağını. Kokularını. Sırlarını. Aşkını. Deliliğini. Umudunu. Sınırsız sevincini. Gerçek ayağıysa çıplaktı.
    Arundhati Roy
    Sayfa 354 - Can Yayınları
  • Kırmızı bir tartıda oturan adam (dizden aşağı) takma bacağının kayışını çözdü; takma bacağa boyayla kırmızı bir bot ve güzel beyaz bir çorap resmi çizilmişti. İçi oyuk, boğum boğum takma baldır pembeydi, gerçek baldırlar gibi. (İnsanın kopyasını yaratırken neden Tanrı’nın hataları yinelenir?) Adam, takma baldırının içine biletini koydu. Havlusunu. Paslanmaz çelik bardağını. Kokularını. Sırlarını. Aşkını. Deliliğini. Umudunu. Sınırsız sevincini. Gerçek ayağıysa çıplaktı.
    Arundhati Roy
    Sayfa 354 - Can Yayınları
  • Kırmızı bir tartıda oturan adam (dizden aşağı) takma bacağının kayışını çözdü; takma bacağa boyayla kırmızı bir bot ve güzel beyaz bir çorap resmi çizilmişti. İçi oyuk, boğum boğum takma baldır pembeydi, gerçek baldırlar gibi. (İnsanın kopyasını yaratırken neden Tanrı’nın hataları yinelenir?) Adam, takma baldırının içine biletini koydu. Havlusunu. Paslanmaz çelik bardağını. Kokularını. Sırlarını. Aşkını. Deliliğini. Umudunu. Sınırsız sevincini. Gerçek ayağıysa çıplaktı.
    Arundhati Roy
    Sayfa 354 - Can Yayınları
  • KANAVİÇE
    Yazar kitabın ilk sayfalarında "acıyı anlatarak öğretebilir misiniz insanoğluna?" cümlesiyle hayatı sorgulamanızı sağlıyor.
    Kanaviçe Bahadır Yenişehirlioğlu
    Sonrasında Mert'in başına gelenlerle daha kitabın en başında hüngür hüngür ağlatmayı başarıyor. Kitap öyle bir akıp gitti ki bir baktım 200.sayfadayım,gözlerim harfleri çift görmeye başladı ve devam edemedim tabi.Demem o ki alıp götürecek bu kitap sizi.Kâh ağlayacak,kâh tarihin gercekleriyle yüzleşecek Ermeni tehcir kanununun ne demek olduğunu anlayacak,kâh sıcacık aşk hikâyeleriyle içinizde kelebekler uçuşacak.Kitab da o kadar çok altını çizdiğim yerler var ki,biri de şu"beşeriyetin kardeşliği,dinimizin emridir.Fırka ve kabileleri;beyaz,siyah,sarı ırkları;galiple mağlubu ayırt etmeksizin,arazi ve memleket farkı gözetmeksizin bütün insanları kardeşliğe davet etmeliyiz".Sizce de ihtiyaç duyduğumuz cümleler değil mi?Bu kitabı okursanız bir çok değer kazanacaksınız,kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar...
    YAZAR BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU HAKKINDA
    Bahadır Yenişehirlioğlu Akhisar'ın değerli insanlarından biridir. Abimin anlatımıyla,gençlere önderlik etmiş yol göstermiş, naif bir insan. Kendisini avukatlığıyla tanıdım çok yardımlarını gördüm. Ofisine gittiğimde çoğu zaman, Rabbine secde ederken denk geldim, tabi Allah bu kulluğunu karşılıksız bırakmadı ve bir çok alanda başarılar verdi ona. Bunlardan biride yazarlık elbette. Son çıkan tahta at kitabıyla birlikte 8 tane eseri var. Hepsi birbirinden güzel eserler. Ben bir yazarın en başta oyuncu olduğuna inanırım çünkü bir duyguyu anlatmak için o kişiliğe bürünüp yaşamak gerek, işte yazar önce bunu başarmalı,Bahadır bey bunu en iyi şekilde başarmış ve oyuncu kimliğiyle de ispatlamıştır. Kitaplarını abim ve ben ayrı ayrı aldık,öyle kitap değişikliği yaparak okuyanlar dan değiliz, kitabın da yazarın da hakkını veren okuyuculardanız.
    KİTAP TANITIMI
    1915… Ermeni Tehciri kararına, "O benim komşum, o benim arkadaşım, o benim halkım!" deyip itiraz eden cesur Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali Bey… Ne Ermeni ne Türk, sadece ocağına tehcirin ateşi düşen bir kadın, Ani… Geride ailesini, çocuklarını, en büyük aşkını bırakıp uzaklaşmak zorunda kalan; yüreğine ayrılığın ateşi düşen bir adam, Aram… Bir trafik kazasında tüm ailesini kaybedip içine itildiği yalnızlıkta; mazi, aşk ve merhamet kuyusuna düşen, tek başına bir delikanlı, Mert…
    Ve 1915 Ermeni Olayları'nın bir aileye düşürdüğü ateşi ve bu ateşin günümüze kadar ulaşan ızdıraplarını işleyen Kanaviçe… İlmek ilmek aşk, ilmek ilmek hüzün, ilmek ilmek özlem… "Bazı yaralar iyileşemez" diyen Bahadır Yenişehirlioğlu kaleminden…
    KANAVİÇE
    Bahadır Yenişehirlioğlu
    Timaş Yayınları