Zeynep Sude Değerli, bir alıntı ekledi.
Dün 15:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

VII
Bir adam sessizce bu şehirden giderken
Bir sigara yaktım
Ve mesafelerin ruhumuzu çürütecek kadar
Acı olduğunu anladım

Siyah Beyaz Notlar, Yağmur Kuzu (Sayfa 212)Siyah Beyaz Notlar, Yağmur Kuzu (Sayfa 212)
Buğlem Öner, bir alıntı ekledi.
Dün 13:53 · Kitabı okuyor

Bay Kuehl zorunlu eyalet sınavını duyurdugunda rahatlamıştı Elijah. Ama sınav kitapçığının mührünü yırtıp ilk soruyu okur okumaz midesi ne bir ağrı saplandı.
Aşağıdaki duygularla en çok benzeşen rengi seçin
. Siyah . Yeşil . Kırmızı . Mavi . Turuncu
. Beyaz . Kahverengi . Mor . Sarı
Terli parmakları arasından kayan kalem yere düştü. Kalemini almak için yere eğilirken başkalarının da benzer tepki verip vermediğini görmek için etrafına bakındı. Kafa karışmalar ve sıkıntılı silgi döndürmelerle belirginleşen genel bir şaşkınlık hissi dışında bir şey yoktu.
Sınav kağıdına tekrar baktı. Öyle bir soruyu insan neden sorar ki? Çünkü biliyorlar da ondan. Yalnız değilim diye mirildandi Elijah.
Bir şey mi dediniz, Bay Cohen? diye sordu Kuehl, oturduğu masadan basını kaldırarak. Sınıftaki tüm gözler Elijah'a çevrildi.
Elijah gözlerini önündeki sınav kağıdına çevirerek özür dilerim dedi. Zararı yok dedi Bay Kuehl. Evet, gözler kağıtlara. Herkes kağıdına yoğunlaşınca sınıf arkadaşlarının ilgi odağı olmaktan kurtulan Elijah rahat bir nefes aldı. Sonra soruyu bir kez daha okudu ve fikrini değiştirmeden doğru yanıtın yanındaki küçük daireyi karaladı.
Mor.
Okuduğu her duygu için kafasında bir ımge canlandırmaya çalıştı. Öfke için siyah bir bulut. Mutluluk için gülen sarı bir sürat. Sevgi için kırmızı bir kalp. Neyi sinadiklarini merak ederek uygun daireleri karaladı.
Ama 2. Bölüme geçildiğinde birden buz gibi oldu.

Empati, Adam Fawer (Sayfa 169)Empati, Adam Fawer (Sayfa 169)
İlayda Karbuz, Amok Koşucusu'yu inceledi.
 Dün 12:17 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Sınav haftasının üstüme bindirmiş olduğu bu çılgın yorgunluktan mıdır nedir kendimi tamamiyle verip kitabı hakkıyla okuyamadığım gibi bir hisse kapılmış bulunmaktayım.
Kitap bir Zweig klasiği şeklinde eskiden yaşanmış bir olayın kitaptaki bir karakter tarafından diğer karaktere anlatılmasıyla ilerliyor.
Zweig bu sefer bir doktoru ele almış ve bu doktorun bir gecede -ki bir günde olan ve insanın dönüm noktası olan olaylar bir Zweig klasiğidir- tanıştığı beyaz bir kadınla hayatında ne tür bir dönüm olduğunu işlemiş.Gel gelelim kitabın konusuna genel bakışa...
Doktorumuz devlete bağlı görevi sırasında yapmaması gereken bir hata hatta suç sonucu göreviden azlediliyor ve kendine mesleğini devam ettirebileceği başka bir yer buluyor.Hollanda'ya bağlı dışarı gönderilecek doktorlar arasına giriyor ve onu Hindistan'ın oldukça kırsal bir kesimine gönderiyorlar.İşine burada devam ediyor ki her şey buraya kadar güzel ve normal.
Aradan yedi yıl geçiyor ve adamın odasında olduğu bir vakit kendisine onu kapıda beyaz bir kadının beklediğine dair bir haber geliyor.Adam yıllardır doğru düzgün beyaz bir insan görmediğinden heyecanla aşağı iniyor ve kadınla tanışıp konuşmasıyla olaylar başlıyor.
Buradan sonrasını daha açmayacağım çünkü eğer bu yazıyı okuyan ve bu kitabı daha okumamış ama okunacaklar listesine eklemiş insanlar varsa onların her şeyi öğrenip okuma heveslerinin kırılmasını istemem.
Kitapla alakalı her şeyi geçtim ben sonuna gerçekten şaşırdım yani.Bir insan ortaya hiçbir şekilde çıkmayacağına yemin ettiği bir sır için neler yapabilirmiş sanırım bunu anlamış oldum.

Dipnot:Eğer Zweig'ın en bilindik kitaplarından okumuşsanız belki bu kitap biraz pasif kalabilir.Ancak bu demek değil ki size zevk vermeyecek.Mesela ben Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat kitabından alamadığım zevki -o kitap benim için biraz kim vurduya da gittiğinden- bu kitaptan aldım diyebilirim.

Çok uzun oldu neyse iyi okumalar...

Hatice doğan, bir alıntı ekledi.
25 May 14:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bir adam dünyaya getirmek ve onu yetiştirmek çok uzun zaman ister. Ama onu öldürmek çok kolaydır.

Beyaz Gemi, Cengiz AytmatovBeyaz Gemi, Cengiz Aytmatov
Nurten kadaş, bir alıntı ekledi.
25 May 12:12 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Ah Diyarbakır!"
"Sen mi daha sevdalı bir şehirsin, yoksa ben mi daha sevdalı bir adam!"

Şarkısı Beyaz, Yılmaz OdabaşıŞarkısı Beyaz, Yılmaz Odabaşı

Eski hatıra
O sabah taze bir nazenin dirildi göğsünde:
Nefes aldıkça kaburgalarında buruk rüzgarlar dolaşır oldu...
Ütüsüz gömleğini ve yarısı erimiş kıravatını
Tüm garibanlığına inat sevinçle sardı bedenine,
Ceketinin düğmelerini usul usul ilikledi;
Eski bir hatıranın yolunu tuttu adam...

Bugün eski bir hatıraya yürüyen o adamın gözlerinde kaybolmak istedim
Adamın gözlerinde bir kadının gülüşleri
Kadının saçlarında sarı beyaz papatyalardan narin bir taç.
Gözlerinde hatıra kalmak istedim
Bugün eski bir hatıraya yürüyen o adamın...

Saat 6:30 adamı takip etmekteyim
Hiç umurunda değil nasıl giyindiği
Belli ki eski bir hatıra giyinmiş adam...
Görmek istedim,
Umursuz yürüyen o adamın gözlerinden.
Az sonra duraksadı gözleriyle karşıya bakmakta,
açtı kollarını koştu
Kendine sarıldı
ve olduğu yerde dönmekte.
Dönmek istedim hatırasıyla dönen o adamın yanında.

Abdullah KARA

https://www.antoloji.com/eski-hatira-3-siiri/

Berat Yıldız, bir alıntı ekledi.
24 May 23:09 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"çünkü beyaz adamın gerçek tanrısı, kendisinin 'para' adını taktığı yuvarlak metal ve ağır kağıttan başka bir şey değildir."

Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 35 - Ayrıntı Yayınları)Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 35 - Ayrıntı Yayınları)
Raziye Bozkurt, İncir Kuşları'ı inceledi.
24 May 15:52 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı.Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti.Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır

ayça, Olasılıksız'ı inceledi.
24 May 15:07 · Kitabı okudu

Türünün en iyi örneklerinden biri. Detayların üzerinde çok durmadan, okuyucusunu sıkmadan okuyucunun direkt olaya konsantre olmasını sağlıyor yazar. Hikaye çok sürükleyici, dolayısıyla okumaya pek hevesli biri olmasanız bile bir yerden sonra kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Bu açıdan bakıldığında da kitap, tanıtım kısmında vaat ettiği her şeyi sunuyor okuyucuya. Gerçekten elinizden bırakamıyor, gerçekten birilerine önermek için bitirmeyi beklemiyorsunuz. Piyasaya bir hareketlilik getirdiği de açık; 2003 yılında ölen Ken Grimwood' un 1976 yılında yazdığı Kayboluş isimli kitabı ülkemizde bazı okuyucular tarafından ''Olasılıksız' ın çakması'' diye nitelendirilmiş olsa da yine de oldukça sattı mesela bu kitap sayesinde. İşte tüm o furyayı başlatması, beyaz kapağını siyah illüstrasyonların süslediği kitapların çok satmasını(tabii daha öncesinde böyle kapakların yapılmasını) sağlaması ve pek çok kitapçının yüzünü güldürmesi bakımından takdire şayan bir kitap. Yine de ne kadar zorlarsanız zorlayın daha fazlasını yazamazsınız işte. Üzerinden bir sene geçtikten sonra bu kitapla ilgili sadece şöyle bir cümle kurabilirsiniz; ''sürükleyici bir kitaptı, elimden bırakamamıştım, bir adam vardı, her şeyi tahmin ediyordu, sonra işte.. şey oluyordu.. şimdi tam hatırlayamıyorum ama çok sürükleyici ya...'' Bu bir eleştiri değil, bir tespit. Eleştirecek olsam 7 yıldız vermezdim sonuçta. Dediğim gibi türünün en iyi örneklerinden biri ama sadece o kadar.

Ecem Nur, bir alıntı ekledi.
24 May 14:16 · Kitabı okudu

Bir adam dünyaya getirmek ve onu yetiştirmek çok uzun zaman ister. Ama onu öldürmek çok kolaydır. Bir anda öldürürsün.

Beyaz Gemi, Cengiz AytmatovBeyaz Gemi, Cengiz Aytmatov