Büyük ustaları gördükten sonra, kendimizi onlardan kurtarmakta acele etmeli ve içimizde yer etmiş olan iç güdülerin, duyumların sağlamasını yapmalıyız.
Resim alanında bir nesnenin taklit edilmesi kendi başına bir değer taşısa, karşımıza çıkan ilk kişinin taklit niteliği taşıyan her tablosu, resim bakımından yüksek bir değere sahip olurdu.
Aylin o zamana kadar hiç bilmediği yepyeni bir dünyayı ardına kadar açacak, peşinden koştuğu gerçek zenginliğin, dış dünyanın görkemli vitrinlerinde değil de insanların iç alemlerinde bulunduğunu öğrenecekti.
“Ben boşuna nefes tüketmişim. Sen bari tüketme. Çünkü kimse karşısındakini dinlemiyor, insanlar doğrularını ve yanlışlarını kendileri bulmak zorundalar.” dedi Nilüfer.