Ebû Cafer et-Taberî, ölüm döşeğinde, ölümüne bir saat veya daha az bir zaman kalmışken kendisine Cafer b. Muhammed'in bir duası hatırlatıldı. Hemen divit ve kâğıt getirterek onu yazdı. Kendisine: “Üstadım, bu hâlde iken de mi?” denilince şöyle cevap verdi: “İnsana gereken, ölüm döşeğinde bile olsa ilim almayı terk etmemesidir.”
Günümüzde ulemaya mensup bazı kimselerin diploma, makam veya prestij elde ettiklerinde ilme olan ilgilerinin azalması ve ilimlerini artırmayı terk etmeleri üzüntü verici bir durumdur. Kişinin makamı büyüdükçe ilmi küçülüyor, hatta yok olup gidiyor. Onların insanlarla buluşmaya koştuğunu görürsün; saatlerce süren boş konuşmalar ise kendilerini rahatsız etmez. Maksatları ilimlerini geliştirmek, derinleştirmek veya pekiştirmek değil; makamda, maaşta ve dünyevî itibarda yükselmektir.
Dedim ki: Bana vefalı bir dost gösterin ey yârenler.
“Bu öyle pek mümkün değil.” dediler.
Eğer bulursan birini samimi ve cana yakın,
Ne saadet! Bırakma peşini sakın.
Fakat imanla çarpan, Allah'ın rızasını ve mükâfatını uman bir kalbe sahip olan kişiye bütün zorluklar kolay gelir. Şair ne güzel söylemiş:
Her şey kolaylaşır senin sevgin eksiksiz olduktan sonra,
Yeryüzünde gezinen her şey elbet dönecektir toprağa.