Gül yetiştiren adam, Batı kültürünün modernitesinde sıkışmış, çarpık ilişkilerin hâkim olduğu dünya ile bizim buram buram özlediğimiz o samimi Anadolu yaşantısını çok etkileyici bir şekilde anlatıyor.
Yazarın dili sade ama cümleler çok vurucu, anlatılmak istenen şeyler çok kısa ve net anlatılmış. Kitapta psikolojik, sosyolojik ve felsefi tahliller, gözlemler beni çok etkiledi.
Gül yetiştiren adam Anadolu’da yaşayan ve modernleşmeye bir tepki olarak kendisini eve kapatıp gül yetiştiren bir adam. Değişen dünyayı anlamayan, belki de anlamak istemeyen bir derviş. Ama tek yapabildiği gül yetiştirmek. Biz de kendi Müslümanca duruşumuzu gerçekleştirebilmek için bir şeyler yapmalıyız düşüncesi oluşturdu bende. Bu hikâyede bize çokça mesaj veriyor gül yetiştiren adam… Öte yanda da Batılı yaşam tarzının beraberinde getirdiği ruh bunalımları, sahte ilişkiler, sahte benlikler ve özkıyımla sonuçlanan yıkık hayatlar… Ve aslında neler kaybettiğimiz anlatılıyor.