O’nun sabredenleri, şükredenleri, af dileyenleri ve mahzun kalpleri çok sevdiğini unutmayalım. Bir de şunu: Boşluk gibi görülen hiçbir şey yok aslında, bütün “âreler” O’nunla dolu: Ve lillâhil meşriku vel magribu fe eynemâ tuvellû fe semme vechullâh..”