#yaşamak ve #kanınısatanadam kitaplarının Çinli yazarı Yu Hua'nın 2013'te yazdığı, güzel Türkçemize son çevrilen, dolayısıyla yazarın Türk okurlara en son sunulan kitabı #yedincigün, yoğun dram içeren diğer iki kitaptan biraz daha farklı bir üslupla yazılmış. Dram unsurları yine ağırlıklı olsa da, bu defa büyülü gerçeklik akımından süzülüp de gelmiş eser.
Ölüm kavramını hep kalanlardan dinlemişken, bu defa gidenlerden dinliyoruz, dolayısıyla kesinlikle özgün bir anlatı.
Öldükten sonra yakılıp küle dönüşmüyorsan, ya da bir mezara konulmamışsan vay haline, ya yoksulsun, ya da kimsenin ölüp ölmediğini önemsemediği, kendi yasını tutacak kadar yalnız birisin. Sevdiklerini, senden önce ölenleri arayıp dururken bir yandan da senden sonra ölenlerden, kalanların dünyasından haberler alıyorsun. Eser Çin kültüründen ipuçları vererek, bir yandan dünyanın adaletsizliğine, sınıf farklılıklarına, rejim eleştirilerine, bürokrasinin ve toplumun acımasızlığına dem vuruyor, bir yandan da vicdan sahibi insanları ve sefalete rağmen paylaşılan sıcacık sevgiyi derinden hissettiriyor.
Kısa cümleler, akıcı anlatım, yüreğe dokunur bir hikaye. İyi ki #okudumbitti