Goethe’nin dediği gibi: “Wir sind gewohnt, dass die Menschen verhohnen was sie nicht verstehen.”
Anlamadıkları konularda ahkâm kesen insanlara aşinayız.
El ele tutuşuyorduk. Aşk ne kadar da ince bir duygu. İşte daha bugüne kadar birbirini görmemiş iki kişiydik, ama bu zorlu saatlerde ellerimiz birbirimizi aramıştı. Üstelik daha önce de aramızda ne tek kelime geçmişti ne de birbirimize arzu dolu bir bakış atmıştık. Başlangıçta şaşırmıştım, ama sonra onunla flört etmek dünyanın en doğal şeyiymiş gibi geldi. Daha sonra onun da sıkça bana söylediği gibi onun bana yönelişi de içgüdüseldi. Korunduğunu hissetmek ve rahatlamak istemişti. İki çocuk gibi el ele tutuşmuş öylece duruyorduk ve etrafımızı kuşatan bütün karanlık şeylere rağmen kalplerimizde sonsuz bir huzur vardı.