Ne yazık! İnsan niçin vahşilerden daha üstün
hassasiyetlere sahip olmakla övünür ki; bu anlan daha kısıtlı varlıklar kılıyor sadece. Dürtülerimiz açlık, susuzluk ve şehvetle sınırlı kalsaydı, neredeyse özgür olurduk; ama şimdi esen her rüzgarla, tesadüfen söylenmiş bir sözle, ya da o sözün anlattığı görüntülerle heyecanlanıyoruz.
İnsan zihni için, üst üste yaşanan olayların duyguları ayağa kaldırmasının ardından gelerek, ruhu hem ümitten, hem de korkudan azade kılan eylemsizlik ve kesinliğin mutlak sukûnetinden dah acı verecek bir şey yoktur.
Başarı tutkusuyla yanıp tutuşurken, coşkumu
paylaşacak hiç kimsem yok. Hayal kırıklığı. üzerime hücum ettiğinde, hiç kimse kederimi hafifletmeyecek. Düşüncelerimi kağıda dökeceğim gerçi; ama kağıt, duyguları
iletmek için kifayetsiz bir araç.