""Durumumun korkunçluğu nedeniyle, BIR SIYAH BEN ve bir de BEYAZ BEN olmak üzere, bu iki parçaya ayrılmayı en azından denemek zorundaydım, çevremi saran o korkunç HİÇLİĞİN altında ezilmemek için...""
Satranç, Stefan ZweigSatranç, Stefan Zweig
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
..ben yüreğini yitirmiş bu zamandan korkuyorum
ben bunca elin boşunalığını düşünmekten
bunca yüzün yabancılaşmasından
korkuyorum
ben geometri dersini delicesine seven bir öğrenci kadar
yalnızım
ve sanıyorum bahçe hastaneye kaldırılabilir
sanıyorum
sanıyorum
sanıyorum
ve bahçenin kalbi güneşin altında iltihaplanmakta
hafızası yeşil hatıralardan usul usul boşalmakta
Yeryüzü Ayetleri, Furuğ FerruhzadYeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad
İnsanın derdi ne kadar büyük olursa gülüşü o kadar sıcak olurmuş.
O dert güzelleştirirmiş onun yüreğini. Öyle derler, bizim buralarda.
O derdin büyüklüğü neye göre ölçülür biçilir bilmem ben.
Fakat birinin gülüşünün sıcaklığını hissettim mi, anlıyorum ki derdi çok.
Güzelleşmiş derdiyle.
Neşet Ertaş
Nâzım Hikmet hapistedir...
Cezaevine bir gün müfettiş gelir.Cezaevi müdürüne "Nâzım da buradaymış" der:
- Çağır da göreyim, nasıl biriymiş?
Nâzım'ı getirirler.
Müdür koltuğuna mağrurca oturan müfettiş, Nâzım'ı tepeden tırnağa süzer. Onu ayakta bekletir... Kısa bir konuşmadan sonra da koğuşuna gönderir.
Nâzım kapıdan çıkarken duraklar... Ve müfettişe döner:
- Ömer Hayyam'ı duydunuz mu?
- Kim duymaz Hayyam'ı?
- Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi?
Müfettiş şaşırır... Yanıt veremez.
Nâzım konuşmaya devam eder:
- Görüyorsunuz, sanatçıyı hatırladınız ama hükümdarı hatırlamadınız... Yıllar sonra beni herkes hatırlayacak ama bu dönemin Adalet Bakanı'nı ve sizi kimse hatırlamayacak.