“Savaşlarda ve savunmalarda kullanıldı
benliğim.
Kendim komutan, kendim er, kendim olmuş muharebe,
Vurdum, vuruldum emri de verdim.
Oysa kabul-ü mecbur büyülü bir hediye kendime kendim.
Peki kimle niye cenge girdim?
Kendimden kopmaya, yaralamaya ve ben varım ulan demeye,
bir başkasına koşmaya mı?
Neye geldim?
...
Beklentiden iğneleri soktum soktum durdum gözlerime.
İmansız tapınmak neymiş bildim.
Şimdi hangi savunma beni bana geri verebilir ki?
…
Öfkem tükendi.
Tanrıcıklarım hepinizi affettim…
Cenge, ispata, korkuya, koşuşa değil; ışıl ışıl bir arayışla ben ancak keşfe ve şehadete geldim.”
🎞️ İstanbul Ansiklopedisi