Gülden Girgin Gültekin

Gülden Girgin Gültekin
@bikitapbicay
Editör / Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
44 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Reklam
Puan vermedi·160 syf.·
2024 20. kitabı
27 Mayıs 1960 darbesine dört gün üç gece kala... Sevda sokakta kaçışan insan kalabalığını yarıp apartmana atıyor kendini. Asansöre bindiğinde kenarda kıvrılmış yatan karanlığı bir köpek sanıyor önce ama sonra anlıyor yaralı bir üniversite öğrencisi olduğunu. Başına bela açılacak diye korkuyor, o anda yurtdışında olan milletvekili kocası duyarsa çok kızar diye endişe ediyor ama alıyor genci içeri. Doktor kuzini yardımcı oluyor ona ama Sevda, önündeki dört gün üç gecenin nasıl geçeceğinden habersiz. O plan yaptıkça hayat bozuyor. Darbe! Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koymuştur! Darbe! Orta yaşlarını henüz geride bırakan Sevda'nın evindeki genç ve Sevda'nın içindeki kayıp duygular Sevda'nın kalbine ve aklına el koymuştur! . Bir apartman dairesinde, çok az karakterle işlenmiş bir uzun hikâye bu. Darbenin arifesinde bir kadının hiç yaşamadığı duygularını ve korkularını, kendini bulma arayışında olmasa da kendiyle karşılaşmasını okuyoruz. Kızdım ben Sevda'ya. Bence kimse bu denli habersiz olmamalı kayboluşundan. Çünkü kendini hep hazırlıksız bulur insan kaybolduğunu bilmezse. Hazırlıksız yakalanır asıl kendisine. Her neresinden bakarsan bak, yarım kalmış bir hikâye bu. Sonunu kendim yazdım bile ben zihnimde. Mutlu sonla bitmedi. Zaten hikâye de nereden tutarsan tut mutsuzlukla bezenmiş. Neredeyse tüm Ayşe Kulin romanlarını okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki bu hikâye beni kesmedi. Çabuk bitti. Dallanıp budaklansın isterdim. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir gecede üzerine inen gölgenin akabinde oluşacak nice hadiseye şahit olmak isterdim. O eski romanların tadını alamadım belki ama yazarın o şahane kalemi yine de ruhuma iyi geldi.
4 Gün 3 GeceAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20242,742 okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2024 14. kitabı
Kıyamet nasıl kopacak? Dağlar birbirine yakınlaşacak, denizler taşacak, yer gök bir araya gelecek, yeryüzünde tek bir canlı bile kalmayacak. Böyle mi sahiden? Şayet yeryüzünde tek bir kadın kalmazsa da bu kıyametten sayılmaz mı? Göklerden gelen bir karar gibi dev bir fallus görünür bir gün. Sadece kadınları ölüme sürükleyen bir intihar pandemisi başlar. Her kadın birer birer öldürür kendini. Kimi kafasına sıkar, kimi bir kuş misali pencereden atlar, kimi de bir an düşünmeden keser bileklerini. Dehşeti yaşayan erkekler bir zamandan sonra alışır üstüne basarak geçmek zorunda kaldıkları cesetlere. Kimi karısını gömer, kimi kızını, anasını. Bir yandan da bu salgının "trans kadınlara" bulaşmamasına şükredip gülerler. Onlar da olmasa ne olur hâlleri? Trans bireylerin yaşanan olağanüstü kıyamet gününde bile ötekileştirilmeleri can alıcı bir sistem eleştirisiydi. Kadınların kanla karışık kaldırımlara kazının saçlarının arasında yürüyen anlatıcının ise tek bir amacı vardı: Eski sevgilisinin son arzusunu yerine getirmek! Kadınlar isteyerek değil, bir zorunlulukla intihar edip yeryüzünden sessizce silinirken bunun bir an gerçek olduğunu hayal ettim ve tüylerim diken diken oldu. Bu kadar yaratıcı bir kurgu ve etkileyici bir anlatım ancak önünde saygıyla eğilmeyi hak ediyor. Erkek egemen bir toplumda kadının yerinin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seren, anlayana ya da anlamak isteyene çok şey vadeden bir metin. . Bazı kitapların kapağı kapandığı vakit, benim için sindirilme süresi başlar. Hazmetmem gerekir bazen bazı hikâyeleri ve o hikâyeleri anlatan vurucu cümleleri. Yorum için bu yüzden beklemiştim. Baran'ın @oykuduroyku öykülerini de çok etkilenerek okuduğum için bu ilk romanında da beni epey sarsacağından emindim ama bu kadarını beklemiyordum ne yalan söyleyeyim.
Korkudan da Büyük Bir ŞeyBaran Güzel · Everest Yayınları · 2024123 okunma