Üçüncü kitabın finalinden sonra tabii ki koşa koşa dördüncü kitabı da okudum.
Seriye başladığım andan itibaren Lana’nın yanındaydım ama yaptığı her şeye artık milyon kez daha hak veriyorum.
Lana, kurbanlarıyla konuşurken yaşananları misilleme yaparak anlatıyordu fakat bu kitapta olayları üçüncü bir gözden, en başından en sonuna kadar öğreniyoruz. Okurken mahvoldum resmen. Bu kadar büyük bir kötülüğü yapanlara ayrı, susup izleyenlere ayrı nefret duydum.
Bir de Lana ve abisinin yaşadıklarının arkasındaki o isimle tanışıyoruz. Malum sonunu okumak için inanılmaz sabırsızlandım ve Lana’nın intikamının her detayını büyük bir keyifle okudum.
Logan ve Lana arasındaki bağ ise şahane ilerliyor. Lana her intikamdan sonra Logan’la biraz daha iyileşirken, Logan da asıl katile adım adım yaklaşıyor. Ekibinin olayların iç yüzünü öğrendikçe katille empati kurması Logan’ı şaşırtsa da, bir yandan bu olayın artık kapanmasını istiyor.
Katilin kim olduğunu öğrendiğinde hangi tarafı seçtiğini belli ediyor ama benim hala umudum var.
Şahaneydi…
Seride en sevdiğim kitap kesinlikle dördüncü kitap oldu. Eğer beşinci kitap da istediğim gibi biterse favorim kesinlikle o olacak, şimdiden hissedebiliyorum
Umarım Logan hem bizi hem de Lana’yı hayal kırıklığına uğratmaz.
Bu mükemmel seri elbette tavsiyemdir.