Hülya Özer

Hülya Özer
@bikitapokudum_
53 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
“Benimsin. Her zaman oldun. Her zaman olacaksın.”
Reklam
“Kalbin benim sahip olduğum en değerli şey olacak.”
Artemis yayınları
Puan vermedi
Günahkarlar serisinin ikinci kitabı olan Günahkarın Gücü’nün yorumu ile geldim. Bu kitabı ilk kitaptan çok daha fazla sevdiğimi söyleyebilirim. Çünkü erkek karakterimiz sevdiği kadını pamuklara sarıp sarmalayan, bebek gibi seven bir adam. Hadi konusuna geçelim; Bu kitapta Teşkilat’ın beş üyesinden biri olan, İrlanda mafyasının lideri Liam Byrne ile tanışıyoruz. Kadın karakterimiz Kiara ise aslında İrlanda mafyasının adamlarından birinin kızı fakat bunu asla bilmiyor. Hatta babası Jimmy, kızını koruyabilmek için ona kendi soyadını bile vermemiş. Mafyadan tamamen uzak bir hayat yaşayan Kiara, Byrne Holding’de çalışmaya başlıyor. Ancak çok geçmeden müdürü tarafından tehdit ve şantajla rahatsız edilmeye başlanıyor. Kiara’nın en çaresiz anında ise Liam devreye giriyor ve her şey çok daha güzel bir hâl alıyor. Babasının bu durumu öğrenme anı ise kitabın en üzücü sahnelerinden biriydi. Bu arada Liam’ın dokunamama gibi hassas bir durumu var. Tokalaşmaktan bile kaçınan bu adamın, Kiara’ya dokunabilmek için verdiği çabalar ise gerçekten şahaneydi. Kiara’nın gerçek kimliğini öğrenen Liam, elbette bir lider olarak teklifini yapıyor ve istediğini alıyor. Kiara’nın babasına ettiği yemin ise benim favori sahnem oldu. Yine keyifle okuduğum bir kitap oldu. Türü sevenlere elbette tavsiye ederim.
Günahkârın GücüMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202649 okunma
"Sen hayatıma girmeden çok önce seni seviyordum. Bana çarptığında vücudum seni tanıdı. Kollarımda güven aradığında kalbim senin doğru kişi olduğunu anladı."
Artemis yayınları
Puan vermedi
Günahkarlar serisinin ilk kitabı Günahkarın Oyunu’nun yorumu ile geldim. Karanlık romantizm türündeki bu serinin her kitabı farklı bir karakteri anlattığı için kitapları bağımsız olarak okuyabiliyoruz. Beş liderin hikayesini okuyacağımız bu serinin ilk lideri Yunan Mafyası. Tess, mafyanın içine doğmuş olsa da babasını kaybettikten sonra bu dünyadan olabildiğince uzak durmuş ve kendini eğitimine adamıştır. Ancak annesinin, Yunan mafyasının emekli lideriyle yaptığı evlilik yüzünden kaçtığı hayatın tam merkezine geri dönmek zorunda kalır. Yunan mafyasının lideri ve aynı zamanda üvey abisi olan Nikolas ise Tess’in korktuğu her şeyin vücut bulmuş hâlidir. Nikolas tam bir kontrol delisidir. Genç kadının ondan korktuğunu bilse de yeni hayatına uyum sağlaması konusunda oldukça baskıcı davranır. Korumalar, aile yemekleri ve katılması gereken etkinlikler gibi zorunlu durumların yanı sıra Tess’in kıyafetlerine ve harcamalarına bile karışır. Bir araya geldikleri her an oldukça gergin geçse de zamanla bu gerginlik yerini gözle görülür bir çekime bırakır. Konumuz mafya olunca elbette arka planda mafya savaşları da hız kesmeden devam ediyor ve Nikolas bu savaşın tam merkezinde yer alıyor. Tess’i korumak için öyle bir karar veriyor ki hem Tess hem de biz okurlar bu duruma oldukça şaşırıyoruz. Neyse ki sonrasında güzel toparlıyor. Sonrası ise çok daha keyifli çünkü Tess, korktuğu o “mafya prensesi” etiketinden çok daha fazlasıdır artık. Kitabı saatler içinde okuyup bitirdim çünkü hem konusu tam benlikti hem de yazarın kalemi oldukça akıcıydı. Sırada ikinci kitap var ve ben hiç vakit kaybetmeden ona başlayacağım. Çok severek okuduğum bu kitabı, türü seven herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Günahkârın OyunuMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202677 okunma
Reklam