Sen aptalmısın dediler. Niye böyle davranıyorsun dediler. Nedenini sordumu bir kişi. Sormadı demi. Onu bile gereksiz gördüler.
O gün tualette ağlayarak kafamı fayansa vurdum. Kimin haberi oldu? Hiçkimsenin. Sesim gitmesin diye elimle ağzımı kapattım. Kuzenlerimin sesini duyuyordum. Sesli ağlarsam onlarda beni duyardı. Duymasınlar. Niye ağlıyosun diye sormazlar çünkü. Aptalmısın niye burda ağlıyorsun derler, demi. Aptal olan benim çünkü.
Zaman kavramını yitirirmiydi insan ağlarken. Oluyormuş demekki. Neye ağladığını bilmeden dakikalarca ağladım ben.
Kızdı annem bana, kardeşime göz kulak olmadığım için. Her şeye bağırma dedi kardeşim, telefonu bulamadığımdan sinirlendiğim için. Karne günü sadece kimya 4 olan kağıda baktı ailem. Ne güzel neredeyse hepsi 5 demekdense, bu niye 4 dediler.
İşte ben o gün bıktım mükemmeliyyetçilikden, anlaşılmazlıkdan. Bıkdım, bıkdım, bıkdım. Ama sadece bıkmakla kaldım, karşı gelemedim.