• Namaz kılan erkekleri sevin.
    Allah'ın emrini bilen emanetini de bilir.
  • Rahman Rahim Allah adı ile,

    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılacaklarını mı sandılar?
    Andolsun ki,
    biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir.
    Elbette Allah,
    doğruları ortaya çıkaracak,
    yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.
    Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandılar?
    Ne kadar kötü (ve yanlış) hüküm veriyorlar!
    Her kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa bilsin ki,
    Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir.
    O her şeyi işiten ve bilendir.
    “ VE HUVES SEMİİUL ALİİM “ ( Ankebut, 29/ 1-5 )


    Cihad eden ancak kendisi için cihad etmiş olur.
    Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnidir.
    “ İNNALLAAHE LE GANİYYUN ANİL AALEMİİN “ ( Ankebut, 29/ 6 )

    İman edip iyi işler yapanların kötülüklerini elbette örteriz
    ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.
    Biz insana, ana babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir.
    Eğer onlar, seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne)
    bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme.
    Dönüşünüz ancak banadır.
    O zaman, size yapmış olduklarınızı haber vereceğim.
    İman edip iyi işler yapanları,
    muhakkak salihler (zümresi) içine katarız.

    İnsanlardan kimi vardır ki, "Allah'a inandık" der;
    fakat Allah uğrunda eziyete uğratıldığı zaman,
    insanların işkencesini Allah'ın azabı gibi tutar.
    Halbuki Rabbinden bir yardım gelecek olsa,
    mutlaka, "Doğrusu biz de sizinle beraberdik" derler.
    Acaba Allah, herkesin kalbindekileri en iyi bilen değil midir?
    Allah, elbette (O'na gönülden)
    iman edenleri de, iki yüzlüleri de bilir.

    Kâfirler,
    iman edenlere,
    "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim" derler.
    Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir.
    Gerçekte onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.
    (Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini,
    kendi yükleriyle birlikte nice yükleri
    (başkalarını saptırmanın vebalini) taşıyacaklar
    ve uydurup durdukları şeylerden
    kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.
    ( Ankebut, 29/ 7-13 )

    Kur’an günlükleri,
  • "Kendini bilen Rabbini bilir."
    Ali Şeriati
    İslam'ı Anlamak, Ali Şeriati
  • Ay sakin ve aydınlık olduğunu bilmezden gelir. Üstelik ne de ay olduğunu bilir;
    Ne de kum kumluğunu. Tek bir şey
    bile yoktur biçiminin benzersizliğini bilen.
    Fildişinden taşlar öylesine yabancıdır
    Soyut satranç oyununa tıpkı kendilerini
    Süren el gibi. Belki de insanın yazgısı,
    Kısa süren sevinçler ve uzayıp giden acılar,
    Aracıdır Ötekinin. Görmezden geliriz;..
    Jorge Luis Borges
    Sayfa 37 - İletişim yayınları
  • Oysa, okumasını bilen bir kimse bir kitap, bir gazete veya dergide gerek özel gereksinimlerine, gerekse toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilecek bilgileri seçmesini bilir. Bu şekilde, öğrendiği bilgiyle önceden kafasında oluşturduğu taslak bağ kurarak, öğrendiğini ya düzelterek ya da reddederek "özgün bir tavır" geliştirir...
  • Evvvet efenim yeni bir inceleme ile herkese selam sana hasret demiyorum. Bırakayım onu Nazım söylesin:) ben yine Sherlock olmaya devam edeyim. Çook sevdiğim tür olan Polisiye kitabı ile incelemelerime devam edeyim dedim. Öncelikle belirtmek isterim ki baya eleştirel yaklaşıcam kitaba. Buna hazırlıklı iseniz buyrun başlayalım:

    John Verdon'ı bilen bilir. Öncelikle Gurney adlı bir dedektifin serisini oluşturmaya çalışmış. Ama eksiklikleri, basitlikleri yok değil. Öncelikle Gurney adlı dedektifini ha bire benle (Yani Sherlockla) karşılaştırması, lakabına Sherlock demesi çok garip bir durum. (Tamam ne kadar dünyaca tanınan bir dedektif de olsam yine de her dedektif kendine göre bir dedektiftir. Başkasıyla karşılaştırılamaz!) Madem bir dedektif yarattın, o halde ona özgünlük vermelisin. Ona farklı bir beyin emanet etmeli, farklı olaylarla taçlandırmalısın. Bunu bir kenara koyalım; Kitaplarındaki olaylar zor gibi görünen basit olaylar. Mesela;(bu kısım spoiler içerir!) Aklından bir sayı tut kitabında ölen kişilere gönderilen kağıdın binlerce kişiye gönderildiğini hemen anladım. Çünkü anlaşılması basitti. Diğer kitaplarında da durum aynı. Bu kitabında da durum değişmedi tabii. Kitaba gelecek olursak;

    Aynı rüyayı gördüğünü iddia eden 3 kişi, aynı hipnozcuya (Hipnozcuya sigarayı bırakmak için gittiler) gittiği için mi öldüler? Aynı rüyayı görmelerinin sebebi neydi? 3 kişinin ortak noktaları ne? İşte kitap bu konu üstünde duruyordu. Açıkcası olayın bulunması biraz zaman alacak bir durum bunu kabul ediyorum. Ama kessinlikle zor değil. Hatta suçlu gördüğüm kişi\kişilerin katil olması da durumun basitliğini (veya benim dedektifliğimin muhteşemliğini) ortaya koyuyor:)

    Yazarın okuduğum 4. Kitabı. Evet size garip gelecek ama söyleyeyim bari. Serinin ilk okuduğum kitabı 3. Kitaptı:) daha sonra 2,1 ve 5. Kitabını okudum serinin. Evet biliyorum ben seriye seri olarak gitmedim ama sonuçta seriyi okudum. Önemli olan da bu değil mi?;)

    Yazar fena değil. Kitaplarının hepsinde sıkıcı kısımları mevcut. Ama son sayfalarda yazar toparlıyor durumu. Kitaba 6 puan verdim. 2 puanı sıkıcı yerlerinden, 1 puanı ismimi kendi dedektifine lakap yapmaktan, 1 puanı ise istediğim heyecanı bulamadığım için kırdım. Kitabı olabildiğince hızlı bitirmeye çalıştım. Çünkü sırada iki harika kitabı okuyacağım. Herkese keyifli okumalar:)
  • “Bir masada her zaman çay olmalıdır. Neden mi?
    Çünkü insanlar çay gibidir bilen bilir, hatta bildiği için sessizdir. Sabretmek sınavında pişmeyi öğrenir.
    Ne uzağa ne kolaya kaçmazlar mesela, onlar yalnızca ateşle demlenir.
    Çayın demlisine şeker değil,dert, gam, keder erir. Tamda bu yüzden, insanlar çay gibidir. Bilmeyen de bilmez, bilmediği için sallar hayat acelesinde, ucuz bir dekor gibi takılırlar. Ne tadı olur ne de hatrı onlar için, varsa yoksa sallayınca yanında kimler olacağı tuzlular mı tatlılar mi.. Sen anlamıyorsan anan bilir baban bilir, sallamanın iki bardağına verilen parayla bir koca demlik çay içilir. Değerini fiyatına bağlama çünkü insanlar çay gibidir ya sallanacaksın ya demleneceksin...”